KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8070 E., 2012/276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.10.2009 tarih ve 2009/189-2009/445 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1997 yılında davalı banka şubesinde mevduat hesabı açtırdığını, 10 yılı aşkın bir süre bu hesapla ilgilenemediğini, daha sonra davalı banka şubesine müracaat ettiğinde hesabının zamanaşımı nedeniyle kapatıldığını ve paranın TMSF'ye devredildiğini öğrendiğini, bu konuda müvekkiline herhangi bir tebligat yapılmadığını, 5411 sayılı yasa ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde söz konusu hesaptaki meblağın zamanaşımına uğramadığını ileri sürerek, 5.002 USD'nin 20.08.1997 tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait paranın TMSF'ye devredilmiş olması nedeniyle davanın bu kuruma yöneltilmesinin gerektiğini, 10 yıldır aranmayan bir mevduatın bulunması halinde bankanın ilgilisine iadeli taahhütlü mektup göndermekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin de bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bu mektubun tebliği koşulunun mevzuatta bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 20.08.1997 tarihinde davacının hesabında 5.002 USD'nin bulunduğu, 10 yıl süreyle bu hesapla ilgili bir işlem yapılmadığı, davacının hesabındaki paranın zamanaşımına uğrayacağına ve fona devredileceğine dair davalı banka tarafından davacıya bir uyarıda bulunulmadığı, bu yönde bir uyarı yapılmaksızın paranın fona devredilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.002 USD'nin 20.08.1997 tarihindeki TL karşılığının, bu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
492,00 H · 105,20 PH · 386,80 BK 19.01.12012-RK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8070, K. 2012/276, 17 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama