KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8153 E., 2012/917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2008 tarih ve 2008/245-2008/615 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 16.08.2007 tarihinde Akbank Ilgın Şubesi'nden kredi kullanan müvekkilinin murisi Ahmet Sürekçi'nin 9/2/2008 tarihinde vefat ettiğini, kredinin 15.500 TL'sinin davalı tarafından sigortalandığını, vefatın ardından davalının, müvekkilinin murisinin sağlık karnesini talep ettiğini ve sorasında da cayma hakkının kullanıldığını, davalının, müvekkilinin murisinin ölüm nedenini araştırmadan cayma hakkını kullandığını ileri sürerek 15.500 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile diğer mirasçıların zorunlu dava arkadaşı olmalarına rağmen davayı beraber açmadıklarını, esasa ilişkin olarak da, davacının murisinin Akbank Ilgın Şubesi'nin kredi müşterilerinden olup beyanları dikkate alınarak 15.500 TL teminat tutarlı menfaattarı ilgili Akbank Şubesi olan şirket kredili hayat poliçesi akdedildiğini, lehtarın sigortalının vefat ettiğini bildirmesi üzerine belge asıllarının talep edildiğini, müteveffaya ait sağlık karnesindeki bulguların şirkete beyan edilmediğini, hayat sigortaları genel şartlarının C.2/2.2 maddesi gereğince vefat tazminatının ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya içeriğine göre, poliçede hak sahibi olarak Ilgın Akbank Şubesi'nin bulunması sebebiyle, davacının davalı şirketten ödeme yapılmasını talep edemeyeceği, bankanın sigorta şirketinden talebi bulunmaksızın Ahmet Sürekçi'nin mirasçılarından tazmin yoluna gitmesi halinde, Ahmet Sürekçi mirasçılarının ödenmeyen kredi bedelini sigorta şirketinden talep edebilecekleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
..../...
2010/8153 2012/917
-2-
Dava hayat sigorta poliçesinden kaynaklanmakta olup, davacının murisi dava dışı bankadan kullandığı kredi nedeniyle hayat sigortası poliçesi yaptırmış ve poliçede kredi veren banka da menfaattar olarak gösterilmiştir. Murisin ölümünden, yani rizikonun gerçekleşmesinden sonra davalı, kredi borcunu bankaya karşı kapatmadığı gibi davacının ödeme talebini de ret etmiştir. Sigorta poliçesinin lehtarı davacının murisi olduğundan ve davalı taraf da sigorta tazminatını bankaya dahi ödemediğinden, sigorta lehtarının mirasçılarının böyle bir davayı, bankaya ödeme şartına bağlı olmaksızın, açabileceklerinin kabulü gerekir. Öte yandan bankanın ödemeyi kabulü halinde poliçenin menfaattarı olan banka sigorta bedelinin kredi borcu kadar olan kısmını, mirasçılar ise fazlasını isteyebilir.
Bu itibarla, mahkemece, sigorta tazminatının doğması halinde bunun terekeye dahil bir alacak olduğu ve bu alacağın istenebilmesinin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğu gözönünde tutularak, öncelikle davacı tarafa bu hususta mehil verilmek ve bu husus giderildiğinde davacıların, davalıdan, diğer koşullar oluştuğunda sigorta bedelini isteyebileceği nazara alınarak işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
31.01.2012 - SK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8153, K. 2012/917, 27 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama