KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8687 E., 2012/9756 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.03.2010 tarih ve 2008/111-2010/44 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.06.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1997 yılından beri halı, kilim üretim ve satışı ile iştigal ettiğini, 2003 27010 nolu "HAS HALI" ibareli marka tescilinin de bulunduğunu, bu markanın halıcılık sektöründe tanınmış ve prestijli marka olduğunu, önemli reklam ve tanıtım harcamaları yaptıklarını, davalının ise müvekkilinin markasının tanınmışlığından ve reklam gücünden haksız bir şekilde yararlanarak rekabet yapmaya çalıştığını, davalının haksız bir şekilde "HAS HALI" ibaresini Bursa' da halı alım satım hizmetlerinde kullandığını, bunun markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek,
davalı şirketin ticaret unvanından HAS ibaresinin çıkarılmasını, sicilden terkinini, davalının müvekkiline ait HAS HALI markasına vaki tecavüzlerin ref' ini ve men' ini, HAS HALI markasıyla iltibas yaratacak şekilde halıcılık hizmetlerinde HAS ibaresinin kullanılmasının haksız olduğunun hükmen tespitini, vaki haksız rekabetlerin ayrı ayrı men' ini, haksız rekabetin sonusu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, davalı şirketin HAS ibaresiyle halıcılık sektöründeki halı üretim, alım satım ithalat, ihracat ve her türlü ticari faaliyetlerinin önlenmesini, toplatılmasını, HAS ibaresinin silinmesini,
silinemeyenlerin imhasını ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, hukuka uygun şekilde tescil edilmiş ticaret unvanında yer alan ibareyi kullanan müvekkilinin markaya tecavüzden sorumlu tutulamayacağını, hukuken var olan bir hakkın kullanımının önüne geçilemeyeceğini, ... nin, babadan kalma halı alım satım işini 50 yıldır sürdüren ... nın oğullarıyla birlikte kurduğu şirketin unvanı olduğunu, ...' nın ticaret sicilindeki kaydının 1978 yılından beri aynı adreste devam ettiğini, o tarihten beri HAS HALI ibaresini kullandıklarını, ... nın hala davalı şirketin en büyük ortağı olduğunu,
yıllarca HAS HALI ibaresini işyeri unvanı olarak kullanan ...' nın şirketleşme kararı aldığında davalı şirketin kurulduğunu, müvekkilinin davacı markasıyla iltibas yaratan bir markasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin Bursa ilinde HAS Dekoratif Halıcılık ibaresiyle halı ticareti yaptığı, fotoğraf ve kataloglardaki mevcut kullanımının markasal nitelikte olduğu, davalı şirket kurucu ortağı ve davalı yanında müdahil ... nın HAS HALI ibaresini halı ticareti sektöründe 1982 yılından bu yana kullandığı, fatura ve diğer ticari evrakında sürekli olarak HAS HALI ibaresi ile HAS HALI MOBİLYA ibarelerinin yer aldığı,
davalı yanında müdahil ...' nın ve davalı şirket büyük ortağı olması nedeniyle davalı şirketin bu ibare üzerinde 1982 yılına kadar geriye giden üstün ve öncelikli kullanım hakkının bulunduğu, HAS HALI MOBİLYA ya da HAS HALI ibaresi ile davalı şirket ortaklarının 1982 yılından şirket tüzel kişiliğinin meydana geldiği 2004 yılına kadar faaliyet gösterdikleri, davalı şirket yönünden HAS HALI ibaresi üzerinde eskiye dayalı kullanım nedeniyle tescilsiz bir marka gerçek sahipliğinin söz konusu olduğu,
esasen eskiye dayalı kullanım nedeniyle üstün ve gerçek hak sahipliğinin hükümsüzlük davası açılmadan dahi, bir davada def' i olarak ileri sürülmesinin mümkün olduğu, şeklen marka sahibinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları, öncelikli üstün ve gerçek hak sahipliği def' i karşısında hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava,davalı şirketin ticaret unvanından ''HAS'' ibaresinin çıkarılması, sicilden terkini, markaya tecavüzlerin ref'i ve men'i,vaki haksız rekabetlerin ayrı ayrı men' ve kararın ilanı istemine ilişkin olup,mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece, dava markaya tecavüz ve ve haksız rekabetin önlenmesi olarak nitelendirilmiş, davacı tarafın tüm istemleri reddedilmiş ise de; davacı tarafın davalı şirketin ticaret unvanından anılan ibarenin çıkarılması ve sicilden terkini talebi gerekçe de hiç değerlendirilip denetlemeye elverişli bir şekilde tartışılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, davacı tarafın davalı şirketin ticaret unvanından HAS ibaresinin çıkarılması ve sicilden terkini istemi konusunda gerekçeli bir şekilde olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru bulunmamış, kararın bu yönü ile davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8687, K. 2012/9756, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama