KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8726 E., 2012/1009 K.·2- Karabulut Sigortacılık ( Ali Karabulut Axa Oyak Hayat Sigorta Acentesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Davalılar
- 1-AXA OYAK HAYAT SİGORTA A.Ş.
- Vekili
- AV. ...
- Vekili
- AV. ...
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/02/2010 tarih ve 2005/1073-2010/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında dövize endeksli birikimli sigorta poliçesi düzenlendiğini, poliçenin sigorta acentesi olan diğer davalı Ali Karabulut tarafından tanzim edildiğini, müvekkilinin aylık 150 USD olmak üzere toplam 5.400 USD prim yatırdığını, ödeme güçlüğü nedeniyle sigorta ilişkisine son vererek ayrılmak istediğini ancak hesabına 3.373 USD karşılığında 4.621 TL yatırıldığını ileri sürerek, 2.788,21 TL ile 5.400 USD’nın prim yatırma tarihinden itibaren hesaplanacak kâr payı ve dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile kar payı talebinin 750,48 TL olduğunu bildirmiştir.
Davalı Ali Karabulut vekili mahkemenin yetkisine itiraz etmiş ayrıca müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan Axa Oyak Hayat Sigorta A.Ş vekili ödemelerin kanunlara ve poliçe şartlarına uygun yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın yemin deliline başvurma hakkını kullandığı, buna karşın şirket genel müdürüne yapılan tebligata rağmen davete icabet etmediği gerekçesiyle davalı Ali Karabulut hakkında açılan davanın reddine, davalı ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın ise kısmen kabulü ile 2.788,21 TL ve 547 TL kâr payı olmak üzere toplam 3.335,21 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Sigorta A.Ş.vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dövize endeksli hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında dövize endeksli hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini ancak müvekkilinin ödeme güçlüğü nedeni ile sigorta ilişkisine son verdiğini bildirerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı tarafça yemin teklif etme hakkının kullanıldığı ve davalı tarafça yemine icabet edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraf yemini, dava ve karar tarihi itibari ile yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK’nun 344 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 344.maddede“ Bir kimsenin esas davasının halline müessir olan bir fiilin ispatı için diğerine teklif ettiği yemin” olarak tanımlanmış, 345. maddede ise kati yeminin bir kimseye ancak zatından sadır olan fiili hakkında teklif olunacağı belirtilmiştir. Somut olayda taraflar arasında düzenlenen hayat sigortası poliçesinin varlığı ve davacının söz konusu sigorta ilişkisi nedeniyle davalı şirketten alacaklı olduğu çekişmesiz olup, ihtilaflı olan kısım, davacının alacaklı olduğu miktarın tespiti konusunda toplanmaktadır. Ancak söz konusu tespit, hayat sigortası genel şartları, poliçe özel şartları ve
.../...
davalı şirket kayıtları ile kolaylıkla belirlenebilecek durumdayken ayrıca mahkemece buna ilişkin olarak iki ayrı bilirkişinin görüşüne başvurulmuşken icapsız yemin deliline dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
16/03/2012- S.C
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8726, K. 2012/1009, 30 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama