KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8764 E., 2012/1034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2010 tarih ve 2009/94-2010/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirket yetkililerinin müvekkilleri hakkındaki şikayeti üzerine 556 sayılı KHK’ya muhalefet suçundan müvekkili Servet Ünsal hakkında açılan kamu davasında beraat kararı verildiğini, şikayet nedeniyle müvekkili şirketin adresinde yapılan aramada 94 adet 15 litrelik DYO SADOSAN marka boyanın ikisine el konulup, diğerlerinin şirket yetkilisi diğer Servet’e yedi emin olarak bırakıldığını, 3 adet plastik kova şeklindeki ürünün emanete alındığını, davalı şirketin talimatıyla aldırılan boyaların bedelinin de ödenmediğini, davalı tarafın asılsız yapmış olduğu şikayet nedeniyle müvekkillerinin ticari itibarı zedelendiği gibi,
kar mahrumiyeti oluştuğunu, ellerindeki ürünlerinin de kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek, 4.000,00.-TL maddî tazminata, 5.000 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacıların müvekkilinin marka sahibi olduğu DYO SADOSAN markalı 15 litrelik boya ürünlerinin piyasada rayiç değerlerinin sattıklarının öğrenilmesi üzerine suç duyurusunda bulunduklarını, davacı ... hakkında açılan kamu davası sonunda davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiğini, müvekkilinin yasal şikayet hakkını kullandığından, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü, yediemine alınan iki adet ürünün taklit marka taşıdığından bahisle zoralımına karar verildiği, hükmün Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından onandığı, bu durumda davacılardan elde olunan ürünlerin, taklit marka taşıdıklarının kesin hüküm niteliğindeki yargısal kararla belirlenmiş olduğu,
davacıların Halil Demir’den edindikleri ürünlere ilişkin fatura bilgilerinin eksikliği ve yetersizliği, ürünlerin yan yüzeylerinde bulunan barkotların ardışık değil, hepsinin aynı olan sabit bir rakamı ihtiva etmesi, ürünlerin davalı satış fiyatından nerdeyse yarı fiyatına piyasaya sunulmuş olması ve davalının kendi laboratuarında yaptığı tetkikte ürünlerin standart dışı olduğu kanısına varması karşısında, davalının 556 sayılı KHK hükümlerine
dayanarak marka ihlâli yapıldığı iddiasıyla davacılar hakkında şikayette bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8764, K. 2012/1034, 30 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama