KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/8951 E., 2012/9759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/03/2010 tarih ve 2008/209-2010/184 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/06/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ve içinde Çin'den ithal edilen züccaciye eşyalarının bulunduğu toplam 5 adet konteynırın Ambarlı Gümrüğü'nde bulunan Mardaş Limanı'ndan alınarak müvekkiline ait depoya taşınması hususunda davalı ile anlaşmaya varıldığını, 4 konteynır malın müvekkiline teslim edilmiş olmasına rağmen dava konusu konteynırın teslim edilmediğini, davalının konteynırın yüklü olarak kendilerine ait çekici ve dorse ile birlikte çalındığını beyan ederek olayı kabul ettiklerini, dava konusu konteynır içinde bulunan ithal malların değerinin 33.229,00 USD olduğunu, ayrıca söz konusu malların ithali için zorunlu olarak 17.900,00 TL masraf yapıldığını ileri sürerek, 56.711,00 TL nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, emtianın müvekkili şirketin sorumluluğundan çıktıktan sonra davacının zilyetliğinde iken çalındığını, müvekkili nakliye şirketinin davacının malları yüklü olan konteynırları davacının dükkanı önüne yine davacının talimatı ile gece vakti park etmesi üzerine hırsızlık olayının meydana geldiğini, davacının talimatı doğrultusunda hareket eden araç şöförüne veya müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını,zira taşıyıcı müvekkiline verilen talimatın yerine getirilmesinden doğan zarardan bizzat davacının sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultsunda, taşınan emtianın gece güvenlik önlemi yeterli olmayan işyerinin önüne bırakılması yönünde davacı talimatının kanıtlanamadığı, davalı şirket yetkililerinin hırsızlık hadisesine ilişkin olarak müşteki sıfatıyla çalınan tırın şoförü hakkında şikayette bulundukları, basiretli bir tacir olarak davalının davacı tarafından kendisine savunulan şekilde talimat verilmiş olsaydı dahi taşınan malın niteliği ve eşyanın davacının zilyetliliğine terk ettiği yerin özellikleri gözönünde tutularak bu talimata uymaması ve halin gereği alması gereken önlemleri düşünmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yurt içi taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davaya konu davacıya ait züccaciye dolu 1 adet konteynerın çalındığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.Mahkemece,benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı vekili tarafından karar tarihinden sonra temyiz aşamasında Dairemize gönderilen 05.03.2012 havale tarihli dilekçe ile dava konusu çalınan mallların aynen bulunduğu ve hasarsız olarak davacı tarafa teslim edildiği savunulmuş, buna ilişkin iddianame ve diğer belgeler dilekçe ekinde dosyaya ibraz edilmiştir.
Her ne kadar yargılama aşamasında davalının teslime ilişkin bir savunması bulunmasa dahi davaya konu çalınan malların davacı tarafa teslimi olgusu doğrudan davacı tarafın aktif husumetini etkileyeceği, bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekeceği ve bu bağlamda esasen usulüne uygun teslim olgusunun davaya konu borcu da söndüreceği kuşkusuzdur.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı tarafın teslime ilişkin savunması denetime elverişli bir şekilde yeterince araştırılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/8951, K. 2012/9759, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama