KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9149 E., 2012/985 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Arsin Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/02/2010 tarih ve 2008/266-2010/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 04.07.2008 tarihli genel kurul toplantısında vekaleten temsil edilerek 3, 4 ve 5. maddelere red oyu kullandığını, muhalefet şerhinin de tutanağa geçirildiğini, müvekkilinin 2007 yılı genel kurulunda kâr dağıtılmadığından kâr payı alamadığını, ancak şirket bilançolarının gerçeği yansıtmadığını, kârın yönetim kurulunca saklandığını ileri sürerek, davalı şirketin anılan genel kurulunda alınan 3, 4 ve 5. maddelerindeki kararların, yasaya, ana sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırılıkları nedeniyle karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının genel kurul toplantısı öncesi veya sırasında kâr dağıtımına ilişkin bir gündem maddesi koymak için başvuruda bulunmadığı, bilirkişi raporuna göre şirketin kâr dağıtımı yapabilecek ekonomik güçte bulunmadığı, 2007 yılına ait genel kurul toplantısının yasaya, ana sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, uyuşmazlığın niteliğine, kâr payı dağıtılması için öncelikle şirketin kâr etmesi ve genel kurulda kâr dağıtılmasına yönelik bir karar alınması gerekmesine,
davada kâr payı tahsili hususunda ayrı bir talebi bulunmayan davacı, şirketin gerçekte kâr elde ettiği halde bilançonun zarar etmiş gibi gösterildiğini ileri sürerek bilançoyla ilgili bulunan 3 adet kararın iptalini dava ettiğinden, böyle bir davada mahkemece yapılması gerekenin öncelikle bilonçonun gerçeği yansıtıp yansıtmadığının uzman bilirkişiler vasıtasıyla incelettirilmesi olup, her ne kadar mahkemenin, davacının kâr payı dağıtılması hususunda gündeme madde ilave ettirmesi gerektiği belirtilip, bu yönde işlem yaptırmamasının davanın reddine gerekçe yapılması yerinde değil ise de,
somut uyuşmazlıkta mahkemece bu yönde inceleme yapılmış olmasına ve bilançonun gerçeği yansıttığı sonucuna ulaşılmış bulunmasına göre, davacı vekilini tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
.../...
-2-
21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK · 27/02/2012- M.A.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9149, K. 2012/985, 30 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama