KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/922 E., 2011/10251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.11.2009 tarih ve 2007/118 - 2009/386 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin 26.01.2005 tarihinde "Kasacı Plastik" ünvanı ile Antalya Ticaret Sicili'ne kayıtlı olarak faaliyet göstermeye başladığını, 17.06.2005 tarihinde TPE'ye başvurarak 2005/24887 numaralı "Kasacı Plastik" markasını tescil ettirdiğini, müvekkilinin işyerinin bulunduğu yerde davalı firma tarafından "Kasa Plastik" markası ile aynı iş kolunda faaliyette bulunulmaya başlandığını, her iki firmanın ticaret ünvanları ile markalarının aynı olması nedeniyle karışıklıklar ortaya çıktığını, firmaların çeklerinin bankalarda karıştırılmaya, tahsil edilen paraların yanlış hesaplara girmeye başladığını,
davalının "Kasa" markasının görsel unsurlarını değiştirerek 2006 yılında 09811 numarasıyla tescil ettirdiğini, oysa öncelik hakkının müvekkili firmaya ait olduğunu ileri sürerek, davalıya ait 2006/09811 nolu "Kasa" markasının hükümsüzlüğüne ve davalı ünvanının da ticaret sicilinden terkinine, karar özetinin gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşılık davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacıya ait "Kasacı" kelimesinin "Kasa" kelimesinden türetildiğini, aynı anlamı ifade etmediğini, yazılış biçimlerinin kendine özgü olup markalar arasında benzerlik olduğu iddiasının doğru olmadığını, müvekkili şirketin Plastik üreticisi olup ülke çapında üretim yapan bir firma olduğunu, davacının ise üretim yapmayıp plastik ürünleri alıp satan küçük çaplı bir şirket olduğunu, ayrıca müvekkilinin profil, sera, sebze, meyve, nakliye, kimya, inşaat, turizm, tekstil, oyuncak gibi birden çok faaliyet alanının bulunduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiş,
karşılık davada davalı şirket tarafından kullanılan "KASACI" markasının müvekkili şirketin üretim ve imalat ile pazarlamasını daha önceden yapmış olması ve müvekkili şirkete ait "KA-SA" markasına benzerliği sebebiyle, ayrıca 556 sayılı KHK'nin 7/c bendi gereği "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği,
hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsun olarak içeren markalar" marka olarak tescil edilemeyeceğinden, hem davalının "KASACI" hem de müvekilinin "KA-SA" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, davacının "KASACI PLASTİK" ve davalının "KASA PLASTİK" ticaret unvanlarının aynı ticari alanda, aynı sicil dairesinde va aynı coğrafi bölgede tescilli olduğu, unvanların tacirler ve tüketiciler arasında karışıklığa neden olduğu, aradaki farkın sadece "cı" eki olduğu, davacı ve davalı markaları arasında da KHK. 8/1-b anlamında benzerlik olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2006/09811 numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, yine davalı adına tescilli ticaret unvanındaki "Kasa" ibaresinin sicilden terkinine, hükmün ilanının yasal dayanağı olmadığı için bu talebin reddine, karşılık davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/922, K. 2011/10251, 12 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama