KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9318 E., 2012/11023 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/04/2010 tarih ve 2009/12-2010/14 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/06/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ‘ÜSTÜN AVİZE’ ibaresinin müvekkilinin kurucusu tarafından 1976 yılından beri kullanılan unvanı olduğunu, ayrıca aynı ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davalının önce ‘ÜSTÜN KROMAJ’ olan unvanını ‘ÜSTÜN AVİZE’ olarak değiştirdiğini, müvekkili markasını, unvanından yararlanmak amacıyla unvan ve alan adı olarak kullandığını, aynı ibareyi marka olarak da tescil ettirdiğini, bunu da tescil edildiği şekil dışında müvekkili tanınmışlığından faydalanacak biçimde kullandığını ileri sürerek,
davalı fiillerinin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil edip etmediğinin tespitine, vaki tecavüzün men’ine, davalı unvanının ‘ÜSTÜN’ ibaresi kısmının çıkarılarak terkinine, davalı adına tescilli 26.01.1996 tarihli ‘İŞ ÜSTÜN AVİZE’ markasının hükümsüzlüğüne, davalıya ait internet sitesindeki alan adından bu ibarenin terkinine, tescilli markasının tescil edildiği şekil dışında kullanmasının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin öncesinin 1981 yılına dayandığını, 1984 yılında da ‘ÜSTÜN KROMAJ’ olan unvanını ‘ÜSTÜN AVİZE’ olarak değiştirdiğini, 1994 yılında şirketleştiklerini, 1996 yılında da ‘Şekil’+İŞ ÜSTÜN AVİZE’ ibareli markasını tescil ettirdiğini, 2006 yılında markanın yenilendiğini, ayrıca yurt dışı satışlarında kullanmak üzere ‘AVONNİ’ ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, www.ustunavize.com.tr domainin tescilini sağladığını, adına internet sitesi kurduğunu, davacının internet sitesinin daha sonra tescil ettirdiğini, müvekkilinin yıllardan beri faaliyet gösterdiğini, iş hacminin son derece yüksek olduğunu, tescilli markalarını aynen kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin 31.07.2006 tarihinde tescil edildiği, ‘ÜSTÜN AVİZE’ markasının ilk defa 01.11.1994 tarihinde .... adına marka olarak tescil edildiği, ortak olan bu kişinin marka hakkını 04.08.2008 tarihinde davacıya devir ettiği, yine aynı ibareli markanın 03.05.2002 tarihinde 11., 35 ve 40. sınıflarda dava dışı ... adına tescilinin sağlandığı, bu markanın da 04.08.2008 tarihinde davacıya devir edildiği, davalının 27.12.1994 tarihinde tescil edilerek tüzel kişilik kazandığı, ‘İŞ ÜSTÜN AVİZE’ ibareli markasını 26.01.1996 tarihinde tescil ettirdiği,
ayrıca alan adının 21.10.1998 tarihinde tescilini sağladığı, davacı alan adının 21.10.2000 tescil edildiği, tarafların öncelerinin 1981 yılına dayandığı, birbirlerinden ve faaliyetlerinden haberdar oldukları, kötüniyetin kanıtlanmadığı, 5 yıl içinde marka hükümsüzlük davasının açılmadığı, ayrıca unvan ve markaya ilişkin taleplerin 10 yılı aşkın süreden sonra kullanıldığı, bu aşamada talepte bulunmanın TMK’nun 2. maddesine aykırı olduğu, alan adının öncelikle tescil edildiği, davacı taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9318, K. 2012/11023, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama