KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9508 E., 2012/1476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2009 tarih ve 2009/252-2009/1571 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için yapılan icra takibine davalının haksız yere itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, alacağın belirlendiği, davacının tacir olmadığından yasal faiz uygulandığı, alacağın miktarının tayini yargılamayı gerektirdiği, inkar tazminatı koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.000 TL alacak üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına ve inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz edilmiştir.
1-Dava, taşıma bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, takip talepnamesinde alacağın avans-reeskont faiziyle tahsili yönünde açıklama yaparak talepte bulunmuş, avans faiz oranını açıkça belirtmiştir. Davacının gerçek kişi olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde yasal faiz oranı üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. Taraflar arasında taşıma sözleşmesi olduğu ve davacının navlun alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığı hususu çekişmesizdir. Uyuşmazlık, taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Taraflarına bakılmaksızın taşıma işleri de TTK’nun da tarif edilen ticari işler arasında sayılmış olduğundan ticari temerrüt faizi talep edilmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. O halde, yasal faiz üzerinden temerrüt faizine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı, her ne kadar ayrı bir faiz oranı olan ‘reeskont’ ibaresini kullanmış ise de oran da belirterek ticari işlerde uygulanması mümkün olan avans faizi üzerinden talepte bulunmuştur.
Dolayısıyla, mahkemece avans faizi oranı üzerinden takibin devamı yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde yasal faize karar verilmesi yanlıştır. Ancak, davacı vekili, temyiz dilekçesinde daha düşük bir oran olan reeskont faizi üzerinden temerrüt faizine karar verilmesi yönünde talepte bulunmuş olup, bu yönüyle kendisini bağlamıştır.
O halde, davacı vekilinin temyiz istemindeki talebi de dikkate alınarak reeskont faizi oranı üzerinden temerrüt faizine karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. 2-Ayrıca, davacının dayandığı taşıma sözleşmelerinde taşıma bedelleri açıkça kararlaştırılmış durumdadır. Alacağının belirlenebilir olduğu çekişmesizdir. Bu durum karşısında, davacının inkar tazminatı isteminin de hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9508, K. 2012/1476, 7 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama