KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10550 E., 2012/17446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karasu Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2010/453-2010/533 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden ...'nın davalı bankadan 44.716,86 TL kredi aldığını, aynı bankadan bireysel kredi kartına istinaden de 23.765,44 TL borçlandığını, diğer müvekkili ...'nın bu kredilere teminat olarak 250.000 TL kıymetindeki evini banka lehine teminat gösterip ipotek ettiğini, borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle 03.02.2010 tarihinde ipotek borcunun yeniden yapılandırıldığını, borcun 18 taksitle ödendiği takdirde 58.500 TL ödenmesinin öngörüldüğünü, bu borç için 27.05.2010 tarihinde 50.750 TL ödendiğini, bundan ayrı kredi kartından doğan borcun yapılandırılıp 36 takside yayılarak 32.965,51 TL ödenmesinin öngörüldüğünü,
borcun son vadesinin 28.02.2013 olduğu halde 16.06.2010 tarihinde 33.500 TL ödenerek borcun kapatıldığını, borçlarının yapılandırıldıktan sonra dört aylık süre içerisinde ödendiğini, her iki kredi için 84.250 TL borç çıkarıldığını ve bu paranın ödendiğini, dört aylık borç için faiz tutarı 12.854,68 TL iken bankanın müvekkillerinden fazla faiz kestiğini, kredi kartı borcunun vadesinden önce ödenmesine karşın faiz indirimi yapılmadığını, müvekkili ...'nın fazla kesilen faizin kendisine geri verilmesi için talepte bulunduğunu, ancak cevap alınamadığını iddia ederek,
ödenen miktarların borçlardan düşülerek borç miktarı olan 71.395,82 TL'nin faizinin ne kadar olduğunun ve müvekkilinin ne miktar faiz aldığının, fazla ödemiş ise tutarının tespiti ile fazlaya ilişkin haklarının baki kalmak üzere haksız ve sebepsiz olarak alınan 7.200 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davacıdan fazla faiz alınmadığını, aksine 3.246,25 TL faizden sarfınazar ettiklerini, protokolün imzalanmadığını, bankanın taksitler iyiniyetli bir şekilde yatırılıyor gerekçesiyle herhangi bir işlem yapmadığını, bankanın faiz indirimi yapmak zorunda olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın erken ödeme sebebiyle birinci borçta yaptığı faiz indirimini, ikinci ve çekişmeli borçta yapılmamasının bir dayanağının olmadığı, ayrıca protokolün incelenmesinde her hangi bir faiz oranının belirtilmediği, davalı bankanın birinci borçta erken ödeme nedeniyle yaptığı indirimin dava konusu olan ikinci borca ilişkin olarak da uygulanması gerektiği, davalı bankaya ödemeyi davacı ...'nın yaptığı, diğer davacı ...'nın ödeme yapmadığı gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, kredi kartı ve bireysel kredi (tüketici kredisi) sözleşmesinden doğan ve davalıya fazla ödendiği iddia edilen faizin istirdadına ilişkin olup kart hamili tüketicidir.
Bu durumda, 5464 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 4077 sayılı Yasa’nın 10 ve 10/a maddeleri delaletiyle aynı yasanın 22 ve 23. maddeleri uyarınca davanın görüm ve çözümü Tüketici Mahkemesi’ne ait olmakla, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken, görev hususu nazara alınmaksızın esas hakkında hüküm tesisi doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer bulunmamaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10550, K. 2012/17446, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama