KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10780 E., 2012/17544 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/10/2010 tarih ve 2008/749-2010/703 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı vekili, ihbar olunanlardan Karmer Uluslararası Taşımacılık İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan dava dışı Beko Elektronik A.Ş'ye ait emtianın İstanbul'dan Ossona/İtalya'ya sevk edilmek üzere davalıya teslim edildiğini, emtianın varış limanı olan Trieste/İtalya'da dava dışı Multiservice Soc. Coop. a.r.l firmasına ait araca yüklendiğini, aracın içindeki emtia henüz alıcısına teslim edilmemişken Arluno/İtalya yakınlarında çalındığını, gerçekleşen riziko nedeniyle müvekkilinin sigortalıya 218.485,30 Avro hasar tazminatı ödediğini, yapılan ödeme nedeniyle sigortalıya halef olunduğunu belirterek 218.485,30 Avro'nun ödeme tarihinden itibaren işleyecek Avro'ya uygulanan en yüksek oranlı faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davaya konu emtianın taşıma işini üstlenmekle birlikte taşımanın dava dışı Mefatrans Uluslararası Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, sorumluluğun da taşıyan şirkete ait olduğunu,müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, CİF değerinin üzerinde bir miktarın talep edildiğini, emtianın satış türünün CİF, teslim şeklinin de mal mukabili olmasından dolayı emtia üzerindeki hak ve menfaatin alıcıya geçtiğini, bu itibarla davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, alıcı tarafından davacıya muvaffakat ve temlikname verilmediği için CMR konvensiyonu hükümlerine göre 1 yıllık zamanaşımı süresinin tamamlandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar fiilen taşımayı yapanın dava dışı şirket olsa da davalı ile davacının sigortalısı arasında düzenlenen sözleşme nedeniyle taşıyıcı sıfatını alan davalının alt taşıyıcılarının fiil ve ihmalinden de sorumlu olduğu, emtianın hırsızlık suretiyle ziyaı nedeniyle CMR 17/2 maddesinin tartışılması gerektiği, taşıyıcı/alt taşıyıcıların kusurunun kasta eş değer ağır ihmal olarak kabul edilemeyeceği, CMR Konvensiyonu'nun 23/1, 23/3 maddelerinde düzenlenen limitler uyarınca davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 96.997,59 Euro'nun dava tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, davalı vekili, ihbar olunanlardan Karmer Uluslararası Taşımacılık İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.vekili temyiz etmiştir.
1- Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre ihbar edilen 3. kişi ihbar eden tarafın temsilcisi olduğundan, hüküm ancak HUMK'nun 57. maddesi uyarınca ihbar eden taraf hakkında verilebilir. Dolayısıyla bu durumda ihbar olunan 3. kişi ihbar edenin adına ve onun temsilcisi olarak hükmü temyiz edebilir ise de kendisi adına hükmü temyiz edemez. Ancak aynı maddeye aykırı şekilde mahkemece ihbar olunan hakkında da hüküm verilmişse, ihbar olunan hükmün kendisine ilişkin bölümünü ancak kendi adına temyiz edebilir.
Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece, ihbar edilen hakkında hüküm kurulmamış, ihbar edilenin asli müdahil sıfatıyla da yargılamaya katılmamış ve kendi adına temyiz etmiştir. 01.03.1990 gün ve 3/4 sayılı Yargıtay İBK uyarınca, yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmediği hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilmesi mümkün bulunduğundan, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve davalı vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10780, K. 2012/17544, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama