KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10820 E., 2013/13257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.02.2011 tarih ve 2008/393-2011/30 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 25.06.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının müşterisi olduğunu, işlemlerini önceden tanıdığı çalışanı dava dışı kişinin yaptığını, en son hesabından 5.000 TL çektiğini, ödeme sırasında bir takım belgeler imzalattığını, daha sonra bu çalışanın müşteri hesaplarında yolsuzluk yaptığını duyduğunu, başvuruya rağmen hesaptaki parasının ödenmediğini, davalı çalışanın ceza yargılamasında durumu kabullendiğini ileri sürerek, 25.000 YTL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüm işlemlerin imzası karşılığı yapıldığını, hesaplarındaki parayı çektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı banka nezdinde hesabı olduğu, hesabın açıldığı 12.04.2007 tarihi itibariyle 30.000.00 TL'si bulunduğu, 18.06.2007 tarihinde 5.420.00 TL'sini çektiği, aynı gün dava dışı çalışanın çekmediği halde hesap bakiyesi 25.000 TL'yi çekmiş gibi işlem yaptığı, davacının dekontu bilmeden imzaladığı, yargılandığı ceza davasında başka müşterileri hesaplarında da benzer usulsüz işlemler gerçekleştirdiği, mahkumiyet kararı verildiği, her ne kadar bu karar kesinleşmemiş ise de davalı çalışanın beyanı dikkate alındığında paranın zimmete geçirildiğinin ortaya çıktığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10820, K. 2013/13257, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama