KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11262 E., 2012/18322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
768 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/03/2011 tarih ve 2007/857-2011/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı - birleşen dosyada davalı vekili, taraflar arasında PLMA 2007 World Of Private Label Taşıma Organizasyon sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereği 22-23 Mayıs 2007 tarihlerinde Amsterdam/Hollanda' da düzenlenen PLMA World Of Private Label 2007 fuarındaki Türkiye milli katılımında yer alacak müvekkili birliğe üye firmaların teşhir ürünlerinin, stand malzemelerinin, katalogların ve broşürlerin nakliye, depolama, gümrük ve sigortalama işlemlerinin organizasyonu ve malzemelerin taşınarak fuarda teslimi işinin davalı tarafından üstlenildiğini,
davalının taşıma işini alt taşıyıcıya verdiğini ve nihai taşıyıcının kamyonuna ve taşınan eşyaların arasına eroin yerleştirildiğini, malların da içinde bulunduğu kamyonun emniyet güçlerince müsadere edildiğini, bu durum karşısında birliğe üye firmaların yeniden ürün hazırlayarak fuara katıldığını, ancak bunlardan iki tanesinin fiili imkansızlıklar nedeni ile katılamadığını, katılamayan firmaların fuar stand ücretlerini, vize, nakliye, otel rezevasyon, broşür bedellerinin müvekkili tarafından ödendiğini,
ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesinde davalının kendi kusuru neticesi edimini yerine getirememesi halinde 10.000 Euro tazminatın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının yükümlülüklerini yerine getirmeyerek zarara sebep olduğunu ileri sürerek 32.882.98 Euro ve 6.365.50 TL alacağın 29.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, davalı şirket tarafından ise hizmet bedellerinin tahsili için açılan ve bu dava ile birleşen davanın ise ,
sözleşmeye aykırı şekilde tazminat ödemeleri yapılmadığı için birleşen davacı ile aralarındaki bu ihtilaf sebebiyle hizmet bedeli alacağının karşı tarafa ödenmediğini savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı-birleşen dosyada davacı vekili, taşıma işinin sözleşme gereği alt taşıyıcıya yaptırıldığını, malın telef olmadığını, fuara katılamayan firmalardan Ege Gıda şirketinin kendi tercihi doğrultusunda fuara katılmaktan vazgeçtiğini, diğer firma Olivos Gıda şirketinin ise kendi personelinin vize işlemleri yetişmediği için fuara katılamadığını, iki firma için takdir edilen stand bedelleri ve broşür ücretinin fahiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesindeki cezai tazminat koşulunun gerçekleşmesi için belirtilen tarihte malların teslim edilmemesi önşartına bağlı olduğunu,
müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirerek diğer 8 firmanın fuara katılımını sağladığını, diğer iki firmanın katılmamasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş, birleşen dava yönünden ise davalıdan hizmet bedellerini alamadığını ileri sürerek toplam 10.105 Euro bakiye alacağının faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın kısmen kabulüne, 10.000 EURO cezai şartın ödeme tarihindeki TCMB Efektiş satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının 2.7.2007 temerrüt tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek faizi ile ve 5.929,50 TL maddi tazminatın 2.7.2007 temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davacı yararına davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, bu dosya ile birleşen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/147 E. sayılı dava dosyasındaki davanın kabülüne,
(10.105.EURO) 'nun ödeme tarihindeki TCMB satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının birleşen dava tarihi olan 10.03.2008 tarihinde itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince yürütülecek faizi ile birlikte birleşen davacı yararına, birleşen davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, yurtdışı taşımasından kaynaklanan tazminat ve cezai şart istemine, birleşen dava ise yapılan taşımalar nedeni ile navlun ücreti istemine ilişkindir. Mahkemece, yararına taşıma yapılan dava dışı 10 firmadan 8 tanesinin taşınması gereken fuar malzemelerinin taşındığı, diğer iki firma bakımından ise bu firmaların kendilerinden kaynaklanan nedenlerle fuara katılamadıkları gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
Davaya konu taşıma, CMR Konvansiyonu'na tabi olup davada asıl davada davacı birleşen davada davalı arasındaki sözleşme gereğince cezai şart isteminde bulunmuştur. CMR Konvansiyonu'nun hükümlerine göre tarafların borçlarının ağırlaştırılamayacağı ilkesi karşısında Konvansiyonun 41. maddesi uyarınca cezai şarta ilişkin sözleşme hükmü geçersizdir. Dairemiz' in uygulaması da bu yönde olduğu gibi, doktrinde de bu şekilde sonuca varılmaktadır. ( Bkz.
Alihan Aydın, CMR' ye Göre Taşıyıcının Ziya, Hasar ve Gecikmeden Doğan Sorumluluğu, İstanbul 2002, Sh 144 ) Bu itibarla sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin cezai şarta yönelik temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11262, K. 2012/18322, 15 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama