KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11313 E., 2012/17473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yayladağı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/03/2011 tarih ve 2007/97-2011/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın müşterisi olan müvekkilinin hesabında bulunması gereken 15.000,00 TL' nın davalı bankanın ihmali ve personeli olan diğer davalının eylemleri neticesinde sahte dekont ve imzalarla müvekkilinin izni ve bilgisi dışında çekildiğini belirterek 15.000,00 TL'nın olay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, banka dekontlarındaki imzaların davacıya ait olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davacının müvekkili bankadan herhangi bir alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu banka dekontları üzerindeki imzaların tamamının davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, her ne kadar müvekkili ceza soruşturması kapsamında verdiği ifadelerinde davacının imzasını taklit ettiğini ve para çektiğini beyan etmiş ise de, müvekkilinin şahısta hata yaptığını, davacının bilgisi ve rızası dışında hiçbir işlem yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 10.10.2007 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda para çekme fişlerindeki imzaların davacının elinden çıktığının tespit edildiği, yine ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda usulsuz para çekildiği tespit edilen hesaplar arasında davacıya ait hesapların bulunmadığının anlaşıldığı, davalı ...'ın ceza mahkemesindeki savunmasında davacıdan 15.000,00TL’yı kendi rızası ile borç olarak aldığını söylediği,
davalının bu beyanının mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup, tanık beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde 15.000,00TL’nın borç olarak alındığı yönündeki ikrara itibar edilmesi gerektiği, davalı ...’ın davacıya yönelik haksız fiili kanıtlanamadığından davalı bankanın kusurlu veya kusursuz sorumluluğundan söz edilemeyeceği gerekçesi ile davalı banka aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, diğer davalı aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11313, K. 2012/17473, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama