KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11437 E., 2012/19011 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2012
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/05/2011 tarih ve 2010/646-2011/538 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketçe Fransa'dan ithal edilen 42.000 adet elektronik entegre emtiasının 09.09.2009 tarihinde meydana gelen selde, davalılardan MNG Hava Yolları ve Taşımacılık A.Ş.'ne ait antrepoda bulunduğu sırada sele kapılarak kaybolduğunu, davalılarca zayi olan mal bedelinin bugüne kadar müvekkiline ödenmediğini, oluşan zarardan davalılardan MNG Hava Yolları A.Ş.'nin antrepo maliki olması nedeniyle kusursuz sorumluğunun, diğer davalının da sigortalayan sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile zayi olan mal bedeli 4.169.78 TL'nın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, diğer davalıya ait antreponun, müvekkili nezdinde İşyeri Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu emtianın dava dışı satıcı- gönderici firmaca, CİF satış şekli ile gönderildiğinden bu tür satışlarda nakliyat sigorta poliçesinin düzenlenmesinin zorunlu olduğunu, müvekkilinin yükümlülüğünün nakliyat sigortacısının yükümlülüğünden sonra ve teminat limitleri dahilinde başlayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Hava Yolları ve Taşımacılık A.Ş. vekili, sel felaketi nedeniyle oluşan zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, yük alıcısına teslim edilinceye kadar Varşova Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu, buna göre müvekkiline süresinde yapılmış bir hasar ihbarının bulunmadığını, olsa bile hava taşıyıcısının sorumluluğunun kilogram başına 17 SDR ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin husumetinin bulunmadığını, diğer davalı ... şirketinin muhatap alınmasının gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, oluşan hasar bedelinin olay tarihi itibari ile 3.879.70 TL olduğu, davacıya ait emtianın davalı ...
Hava Yolları ve Taşımacılık A.Ş.'ne ait uçak ile İstanbul'a nakledildiği ve anılan davalıya ait gümrük deposuna teslim edilmesi ile taşıma safahatının tamamlandığı, antrepo işletmecisi olan bu davalının antrepo sahibi olarak malların muhafazası için uygun bir depo temin etmesorumluluğunun bulunduğu, Ayamama deresi kenarında bir yer temin etmesi sebebi ile kusurlu olduğu, davaya konu zararın meydana geliş aşaması dikkate alındığında Varşova Sözleşmesi hükümlerinin uygulama olanağının bulunmadığı,
davalı ... şirketinin ise, söz konusu depoyu İşyeri Abonman Sigorta Poliçesi ile sel ve su baskınlarına karşı teminat altına almış olduğundan sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.879.70 TL'nın ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekilllerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, her ne kadar mahkemece alınan bilirkişi raporunda davaya konu sel olayının mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği bildirilmiş ve bu gerekçeyle de davanın kısmen kabulü yoluna gidilmiş ise de, davalı ... Hava Yolları ve Taşımacılık A.Ş. vekilince dosyaya sunulan ve aynı olay nedeniyle farklı mahkemede yargılaması devam etmekte olan dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davaya konu sel olayının mücbir sebep olarak kabulünün gerektiği mütalaa edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davaya konu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek, davaya konu olayın mücbir sebep olup olmadığı ile oluşan hasardan davalıların sorumlu bulunup bulunmadığı konularında, üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, dosyada mevcut raporları irdeleyen ve tarafların bu raporlara yapmış oldukları itirazları da karşılayan gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir rapor alınarak, ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmek suretiyle eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11437, K. 2012/19011, 23 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama