KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11561 E., 2012/17460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2002/1752 ESAS
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/03/2011 tarih ve 2008/358-2011/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince yurt dışına ihraç edilen incir ve kirazların davalıya ait araç ile taşındığı sırada oluşan kaza sonucunda tamamen hasarlandığını ileri sürerek, asıl davada 15.000.000.000 TL’nın, birleşen davada ise 22.300.000.000 TL’nın 28.06.2001 tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, malların araca yüklenmesi ile davacının mal ile menfaat ilişkisinin kesilip hasar ve nef’inin alacaklıya geçtiğini, bu yüzden davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, kazanın müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, aksi düşünülse dahi CMR hükümleri gereğince sorumluluklarının sınırlı olduğunu, tam hasarın söz konusu olmadığını, faiz başlangıç tarihinin belirtildiği tarih olarak kabul edilemeyeceğini ve konvansiyon gereğince de; istenen faiz oranının fahiş olduğunu, birleşen dava açısından da 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduktan sonra davanın açıldığını savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 05.02.2008 tarih, 2007/14368 Esas 2008/1152 Karar sayılı bozma ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, olayın meydana gelmesinde sürücünün kusurunun bulunmadığı, birleşen davanın 18/11/2001 tarihinde açıldığı nazara alındığında dava tarihi itibariyle 1 yıllık zaman aşımı süresinin dolmuş olduğu, birleşen davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada verilen 28.12.2005 tarihli karar kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11561, K. 2012/17460, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama