KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11836 E., 2012/18621 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/06/2011 tarih ve 2009/238-2011/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket müdürü ...'ın şiretin 1/2 hisseli ortakları bulunduğunu, ortaklar kurulunun 15.05.2007 tarih ve 16 nolu kararı ile şirket ortağı ...'ın şirket müdürü seçildiğini, müdür seçildikten sonra müvekkilini şirkete sokmadığı gibi, şirkette çalışan kızının işine de son verdiğini, şirketin 2006-2007 yıllarına ait kar payı dağılımını engellediğini ve şirket hakkında dava açılmasına neden olduğunu, kötü niyetli davranarak şirket müdürlüğünü 20 yıllık olarak tayin ettirdiğini, şirket müdürü olan ...'ın şirketi kötü yönettiğini, şirketin kar oranının düştüğünü,
şirketin 2009 yılı itibariyle bankaya ayda 31.500.00 TL kredi faizi ödediğini, ve bu durumun gelecek yıllarda da devam edeceğini, birleştirilen 2009/382 Esas sayılı dosyasında da aynı iddialarla ,şirket müdürü olan ...'ın müdürlükten azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının da katıldığı ortaklar kurulu toplantısı ile müvekkilinin 20 yıl süre ile şirket müdürü seçildiğini, herhangi bir kötü niyet ya da kanuna aykırı bir durum bulunmadığını, şirket kâr paylarının dağıtımı için alınmış bulunan bir genel kurul kararı olmadığını, bankalardan kullanılan kredilerde de davacının imzasının bulunduğunu, dava dışı Alpet'ten alınan paranın şirket kayıtlarına intikal ettirildiğini ve şirket için kullanıldığını, 2008 ve 2009 yılında başgösteren krizin şirketi de etkilediğini, kötü yönetim ve şirketin kasasının boşaltıldığı iddialarının yersiz olduğunu savunmuş, asıl davanın reddine karar verilmesini talep ettiği gibi birleştirilen dosyada da aynı mahiyette savunmada bulunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma.bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'nın şirket müdürlüğü ile birlikte şirketin kâr oranının çok düşük düzeylere düştüğü, şirketin defter ve belgeleri üzerinde gerçeğe uygun olmayan oynamalar yapılmak suretiyle cironun yüksek gösterildiği, buna bağlı olarak büyük oranda krediler çekilmesine rağmen bu kredilerin nereye kullanıldığının belli olmadığı,davalının genel taammüllere aykırı olarak 20 yıl gibi uzun bir süre yetkili temsilci seçilmesinin verdiği rahatlıkla şirketi istediği gibi denetimsiz ve keyfi olarak yönetmek istediği, bunun temini açısından da yukarıda ifade
edildiği gibi davacıyı şirkete sokmadığı ve herhangi bir bilgide vermediği,bu hususun özellikle Tekkeköy Sulh Ceza Mahkemesi'nin dosya içerisinde bulunan 26.04.2011 tarih 2011/286 nolu ve davalı ...'ın cezalandırılmasına ilişkin kararın içeriğinden de açıkça anlaşıldığı, ayrıca davalı ...'nın şirket müdürlüğünden bu yana ortaklar kurulunu hiç toplamadığı, kâr payı dağıtımını da engellediğinin anlaşıldığı ve bu şekilde davalı ...'ın şirketin yönetim ve denetiminde basiretli davranmayıp kötü niyetli bir yönetim gösterdiği gerekçesiyle her iki dosya yönünden tek bir hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile dvalının müdürlük görevinden azline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, Limited Şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Mahkemece açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Ancak temyiz dilekçesi ekinde davacı ortağın payını dava dışı ... ve davalıya devrettiğine ilişkin noterce düzenlenmiş sözleşme örneği ibraz edilmiştir. Şirket ortağı tarafından ortaklıktan kaynaklanan davalarla ilgili olarak aktif dava ehliyetinin dava sonuçlanıncaya kadar devam etmesi gerekmektedir.Payını devreden ortağın ortaklığa bağlı aktif dava ehliyeti sona ereceğinden temyiz aşamasında örneği sunulan devir sözleşmesi değerlendirilerek davacının aktif dava ehliyetinin devam edip etmediği gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar vermek gerektiğinden, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11836, K. 2012/18621, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama