KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12019 E., 2012/19003 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2011 tarih ve 2011/190-2011/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... ve müvekkilinin acentesi arasında, 04.03.2010 tarihinde yapılan anlaşmayla davalı otelde dört grup konaklamasının olacağının kararlaştırıldığını, rezervasyonların yapıldığını ve ön ödeme olarak 4.000.00 TL'nin ödendiğini, ancak daha sonra ilk rezervasyonun 30.06.2010 tarihinde iptal edildiğini, bu durumun davalıya yazılı ve sözlü olarak bildirildiği halde, iptal edilen rezervasyon tarihinden iki gün sonra kendilerine konaklama bedeli olarak fatura gönderildiğini ileri sürerek, önceden ödenen 4.000.00 TL'nin iadesinin yazılı olarak talep edildiği 21.07.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, rezervasyon döneminde odaların onların adına tahsisi edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların tacir olduğu, davacı vekilinin akdin tek yanlı feshine ilişkin ihbar ve ihtarı 6762 sayılı TTK'nun 20. maddesi hükmünde öngörülen noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü mektupla ya da telgrafla yapmadığı, sadece faks çekmekle yetindiği, bu nedenle akdin usulünce feshedilmediği ve yanlar arasında halen geçerli olduğu, bir an için aksi kabul edilmiş olsa dahi davacı tarafından akdin haklı sebeplerle feshedildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dilekçesinde davalı olarak "Diana Suit Otel" yazılmak suretiyle husumet yöneltilmişse de, dilekçedeki bu belirlemeye göre, husumetin gerçek ya da tüzel kişiye yöneltildiği anlaşılamamaktadır. Her ne kadar yetkisiz mahkemeye verilen cevap dilekçesinde, davalı adına ... tarafından açılan davanın yetki ve esastan reddine dair beyanda bulunulmuş ise de, bu kişinin dilekçede belirtilen "Diana Suit Otel" isimli işletmenin hakiki şahıs tacir sıfatıyla işletmecisi olduğu hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu bakımdan, öncelikle dava ehliyeti bakımından davalının gerçek ya da tüzel kişi sıfatı belirlenerek yargılamaya devam olunması gerekirken, pasif dava ehliyetine ilişkin bu husus tamamlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12019, K. 2012/19003, 23 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama