KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12041 E., 2012/18385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/04/2011 tarih ve 2010/298-2011/456 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 02.08.2009 Pazar günü saat 08:00 sıralarında davalı bankanın ATM'sinden üç aylık emekli maaşını çekmek istediği sırada kartının cihaza sıkıştığını, diğer cihazın başında bulunan iki kişinin kendisine şifresini yazıp iptal tuşuna basınca kartının geri verildiğini söylemeleri üzerine denileni yaptığını ancak kartının iade olmadığını, güvenlik görevlisi bulmaya gittiğini, bulamayınca geri döndüğünde üç aylık maaşı olan 3.145,00 TL'nin çekildiğini öğrendiğini, olayda herhangi bir kişiye kart bilgilerini veya kartını vermediğini ileri sürerek, 3.145,00 TL maddi zararının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayın meydana gelmesinde kusurun tamamen davacıya ait olduğunu, davacının tanımadığı kişilerden yardım istediğini, şifre gizliliğini ihlal ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, journal kayıtlarında, olay tarihinde herhangi bir hatalı kart şifresi ya da kartın alıkonulduğuna dair kayda rastlanılmadığı, bu durumda bankaya kusurun izafe edilemeyeceği, davacının dava dışı üçüncü şahsın beyanı ile gizlice de olsa kartın şifresini yeniden yazmak sureti ile ATM mahallini terk etmesi halinin Bankkart Taahhütnamesinin ihlali olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının zararın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın ATM cihazının bulunduğu yerde gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı, olay mahallinde istenmeyen olayların gelişimini takip etmek ve önlemek amaçlı kameraların bulunmadığı, ATM cihazının yanında banka müşterisinin karşılaştığı aksaklıkları, cihazın başından ayrılmadan banka görevlilerine bildirmesine yardımcı olacak bir irtibat telefonunun bulunmadığı,
bu nedenle davacının sıkışan kartını davalı bankaya bildirebilmek için ATM cihazının yanından ayrılmak zorunda kaldığının anlaşılması karşısında, davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu görülmüştür.
Bu durum karşısında, dava dosyasında yer alan kanıtlar, bankacılık işlemlerinin gerekleri ve somut olayın özellikleri gözetilerek tarafların olaydaki kusur oranlarının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12041, K. 2012/18385, 16 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama