KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12076 E., 2012/18024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/04/2011 tarih ve 2010/671-2011/498 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket aleyhine başlatılan ve kesinleşen icra takibinden sonradan haberdar olan müvekkilinin haciz baskısı altında dosya borcu olan 3.009,00 TL'yi 26.05.2010 tarihinde ihtirazi kayıt koymak suretiyle ödediğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını belirterek 3.009,00 TL'nin faiziyle ve %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatıyla birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının alacağının dayanağının 31.01.2010 tarihli ve 5.038,00 TL bedelli fatura olduğu, davalının alacağını yasal delillerle ispatlaması gerektiği, davalıya çıkarılan isticvap davetiyesi üzerine davalı tarafça ibraz edilen fatura ve diğer belgelerin alacağı ispata yeterli görülmediği, davalı tarafça yemin teklifinde bulunulacağı belirtilmiş ise de, verilen süre içinde yemin teklif metni hazırlanarak mahkemeye sunulmadığı, davalının alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. .
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra dosyasına ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkin olup, somut uyuşmazlıkta davalı taraf, karşı tarafa yemin teklifinde bulunacağını belirtmiş, mahkemece davalı tarafa yemin metni hazırlamak üzere 10 gün süre verilmiş,verilen süre içerisinde yemin metni hazırlanarak mahkemeye sunulmadığı ve davalının alacağını ispatlayamadığı belirtilerek dava kabul edilmiştir.
Oysa, yargılama tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 360. maddesi gereğince, kendisine ispat yükü düşen taraf hangi vakıa hakkında yemin teklif ettiğini mahkemeye bildirmekle yetinir, onun yemin şeklini bildirmek yükümlülüğü yoktur. Yemin formulünü mahkeme tespit eder. Hakimin, tespit ettiği yemin şeklinin yemin teklif eden tarafın teklifine
uygun düşüp düşmediğini denetlemek için ve yemin teklifinin taraflar bakımından olan öneminden dolayı, yemin formülünün duruşma tutanağına yazılması ve okunarak yemin teklif edene imza ettirilmesi uygun olur. (HUMK 151,V) (Prof. Dr. Baki Kuru 2001 - 6. Baskı HUMK cilt 3, sayfa 2558 vd) Yemin edecek taraf, hakimin hazırladığı yemin metnini aynen tekrar etmek zorunda da değildir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya dönüldüğünde, yemin metninin hakimce hazırlanması, bu metne davalı vekilinin beyan ve imzasının alınması, yemin metnini ve HUMK 337. maddesindeki meşruhatı içeren davetiyenin karşı tarafa usulüne uygun olarak tebliğinin sağlanmasından sonra hasıl olacak duruma göre davalının alacağının ispatlanıp ispatlanamadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabul kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12076, K. 2012/18024, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama