KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12086 E., 2012/18023 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/04/2011 tarih ve 2009/276-2011/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin amcasının şirket işlerini yürütememesi, maddi ve fiili destek talep etmesi üzerine müvekkilinin babasının %50 ortaklık karşılığı destek vermeyi kabul ettiğini, bu kapsamda müvekkilinin, babası tarafından şirketin işlerini takip etmek konusunda görevlendirildiğini, amcasının rahatsızlığı dönemde şirketin tüm borçlarını ödeyen müvekkilinin daha sonra amcası tarafından şirkete alınmadığını, müvekkili tarafından Erikli Su Dağıtım A.Ş'ne gönderilen paraların tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine icra takibi başlatılmış ise de, takibe itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına %40 ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Erikli Su İzmit Bölge Bayisi olduğunu, davacının şirkette hiçbir hizmet yetkisinin olmadığını, davacının babasının şirket işleriyle ilgilendiği dönemde şirketi zarara uğrattığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin cari hesabına ve borcuna mahsuben davacı tarafça Erikli Su Dağıtım A.Ş'ne gönderilen paraların tahsili için davacı tarafça icra takibi başlatıldığı, taraflar arasında resmi bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, davacının banka hesabı incelendiğinde davalı firma adına 98.239,53 TL ödeme yapıldığının görüldüğü, banka dekontları kapsamında 15.08.2008-31.10.2008 tarihleri arasında şirketin davacı tarafından yönetildiği, bu süreçte ödemelerin yanı sıra tahsilatların da davacı tarafça yapıldığının anlaşıldığı, davacıların şirketi yönettiği dönemde gerçek hasılatın ne olduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin borcu nedeniyle ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 15.08.2008-31.10.2008 tarihleri arasındaki dönem şirket kayıtlarına göre alınan malların %17'sinin satılmış, %83'ünün stokta kalmış
olduğunun gözüktüğü, buna göre hasılatın gerçekçi olmadığı, çok yüksek oranda kayıt dışı satış sözkonusu olduğu, gerçek hasılatın tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiş ise de, davalı şirketin uyuşmazlık konusu döneme ilişkin envanter defterlerinin incelenmediği, stok sayımının yapılmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, dava konusu döneme ilişkin envanter kayıtlarının incelenmesi ve bu döneme ilişkin stokların fiili durumunun ve gerçek hasılatın tespiti için aralarında yeminli mali müşavirin de bulunduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre hüküm verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12086, K. 2012/18023, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama