KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12109 E., 2012/18599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/03/2011 tarih ve 2009/357-2011/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...'ın, davalı Banka'nın Reşatbey Şubesin'den aldığı çek karnesindeki Z3891713 numaralı çekin ikiz çek olarak sahtesinin düzenlenip, 4.200 TL meblağlı olarak doldurularak Akbank T.A.Ş.
Ulus Şubesi'ne ibraz edildiğini öğrendiğini, müvekkilinin imzası ile hiçbir benzerlik taşımayan çekin sahte olduğunu anlamayan bankanın, müvekkili hesabından bu çek bedelini ödediğini, sonrasında Z3891714 numaralı çekin de 15.700 TL meblağlı olarak düzenlendiğini ve bu sahte çekin de bankaya ibraz edildiğinde bankanın bu sahte çeke karşılıksız ibaresini yazdığını, müvekkilinin o tarihe kadar yazılmış hiçbir çekinin bulunmadığını, bu olay nedeniyle müvekkilinin davalı Banka şubesindeki tüm kredilerinin,
karşılıksız çek keşide ettiğinden bahisle iptal edildiği gibi müvekkilinin ortağı bulunduğu davacı şirketin de tüm kredilerinin iptal edildiğini, müvekkillerinin itibarlarının zedelendiğini, maddi ve manevi büyük zarara uğradıklarını ileri sürerek, davacı ... için 25.000 TL manevi, 10.000 TL maddi ve davacı şirket için 25.000 TL manevi, 10.000 TL maddi olmak üzere toplam 70.000 TL tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, müvekkili bankaya çeklerin sahtesinin üretilerek piyasaya sunulduğuna ilişkin yazılı bir ihbarının olmadığını, bahse konu çekin bizzat davacının talimatı ve onayı ile çek hamiline ödendiğini, müvekkili bankanın yaptığı işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu edilen 15.700 TL’lık çeke karşılıksız kaşesinin vurulmasında, davalı muhatap bankanın sadece takas bank aracılığı ile sorgulandığında çekin karşılığının olmadığına dair beyanı dışında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, davacı tarafından önceden bankaya herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, söz konusu dolandırıcılık olayında bankanın herhangi
bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı gibi bir an için bankanın sorumlu olduğu düşünülse dahi davacının, şirketle kendi hesap hareketleri üzerinden yapılan inceleme içeriğine göre, 2009 yılı itibari ile yapılan ciro ve diğer çek hareketleri göz önüne alındığında davaya konu edilen 15.700 TL’lık çekin davacının iddia ettiği gibi mahfına neden olacak nitelikte bir miktar olmayıp sırf bu çekten dolayı ticari itibarının sıfırlandığı iddiasının gerçekle bağdaşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12109, K. 2012/18599, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama