KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12203 E., 2012/19269 K.·Mahkemesi 2011/45 Esas
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/07/2011 tarih ve 2010/243-2011/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin TR 2009/02541 sayı ile tescilli "tekrar yazılıp silinebilme özelliğini haiz alıştırma defter/kitabı" başlıklı faydalı modeli bulunduğunu, "sihirli yazı bitmeyen defter" markalı defterlerin müvekkil tarafından ilk olarak üretilip halen de tüm hakları müvekkilde olmak üzere satışının yapıldığını, davalı şirketin www.atayayıncılık.com.tr adlı internet sitesinden ulaşılabilen ve satışı yapılabilen "Benim Uygulama Kitabım" isimli yayınının tüm hakları müvekkilinde olan faydalı modelin aynısı olduğunu, davalının bu eyleminin faydalı modele tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek,
davalının faydalı modele tecavüz eyleminin tespiti ve önlenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminat ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün Türkiye genelinde yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından hiçbir ihtarda bulunmaksızın mahkemeye başvurulduğunu, bu durumun davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, söz konusu tescilli faydalı modelin varlığından 13.07.2010 tarihli bilirkişi raporu ile haberdar olunduğunu, anılan rapor üzerine müvekkilinin web sitesindeki tanıtım ve teşhirin kaldırıldığını, müvekkilinin 2005/03938 sayılı Endüstriyel tasarım başvurusuna bir takım alfabetik harflerin tasarım tescilini aldığını ve davacıya ait faydalı model konusu
üründe bu harflerin kullanıldığını, söz konusu durumun bir tecavüz niteliğinde olduğu ve bu konuda yasal haklarını saklı tuttuklarının belirtildiğini ayrıca, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabul edilemeyeceğini, davacının zarara uğradığını ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosya davacısı vekili, davalı adına 2009/ 02541 sayı ile tescilli "tekrar tekrar yazılıp silgisiz silinebilme özelliğini haiz bir alıştırma defteri/kitabı" başlıklı buluşa sahip olduğunu, ancak davalının Ankara 4.FSHHM'nin 2010/243 Esas sayılı dosyasına sunulan 13.10.2010 tarihli ek beyan dilekçesinde 2005 yılında Kültür Bakanlığından alınan ISBN numarası ile belirtilen tarihten itibaren kitapevlerine satışının yapıldığını beyan ettiklerini, ayrıca buna ilişkin faturaları eklediklerini, söz konusu ürünün 2005 yılından bu yana piyasada iken 01.04.2009 tarihinde faydalı model tescil başvurusunda bulunulduğunu,
söz konusu faydalı modelin 551 sayılı KHK'nin 156.maddesine göre yenilik vasfına haiz olmadığını ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 01.04.2009 tarih ve TR 2009-02541 Y sayılı faydalı model belgesinin yenilik unsurunu taşımaması sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosya davalısı vekili, daha önceden itiraz ileri sürülmeyip davanın bu aşamasında hükümsüzlük talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, müvekkilinin buluşunun yeni olmadığı hususunda delil bulunmadığını, fatura örneklerinin davaya konu faydalı model belgesindeki ürüne ait olup olmadığının belli olmadığını belirterek birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından 551 sayılı KHK'nin 7/1.b maddesinde, "tekniğin bilinen durumuna dahil olmayan buluş yenidir" denildiği, anılan Kararname'nin 156. maddesinde ise, faydalı model belgesi başvurusuna konu olan buluş başvuru tarihinden önce, Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya yöresel veya ülke çapında kullanılmış ise, yeni değildir" hükmünün bulunduğu,
somut olayda asıl davada davacı vekilinin 13.10.2010 tarihli "ek beyan ve delillerimizin sunumudur" konulu dilekçesinde davaya konu olan "sihirli yazı" isimli müvekkiline ait tescilli ürünün 2004/2005 öğretim yılında çıkarıldığını ve davalı tarafın 2005 yılından itibaren bundan haberdar olduğunu beyan ettiği, ayrıca bu dilekçeye ek olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünün 09.12.2005 tarihli "Sihirli Yazı" isimli eser için verdiği "ISBN" numaralarına ilişkin yazılar, bunun yanında "Sihirli Yazı Defteri"nin satışına ilişkin 21.10.2005, 28.10.2005, 15.11.2006,
01.11.2006 tarihli değişik faturalar ibraz ettiğini, bilirkişi heyet raporunda, "davacının dosyaya sunduğu dilekçelerinde dava konusu faydalı modele konu “sihirli yazı” isimli ürünün müvekkili tarafından 2005 yılından itibaren kitapevlerine satışının yapıldığını beyan etmekte ve bunun ispatına yönelik faturaları dava dosyasına eklediği görülmektedir, dava konusu faydalı modelin başvuru tarihinin 01.04.2009 olduğu göz önünde bulundurulduğunda, faydalı modele konu ürünün başvuru tarihinden 4 yıl önce kamuya sunularak açıklandığı" yönünde görüş bildirildiği, bu tespitler ışığında davaya konu faydalı modelin yenilik vasfı bulunmadığı,
hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, asıl dava davalısının ürününün faydalı modele konu ürünle benzer olmasına ve faydalı model belgesine konu hakları ihlal ettiği anlaşılmışsa da hükümsüzlük şartları oluşan faydalı modele dayanarak faydalı modele tecavüzden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile Davalı ... adına tescilli TR 2009-02541 Y sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğünün tespitine, faydalı model sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davanın davacısı, birleşen davanın davalısı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12203, K. 2012/19269, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama