KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12457 E., 2013/14398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
768 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2010/315-2011/218 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/07/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ürün sahibi ... Gıda Tarım Ürünleri Ltd. Şti ile Çeltikte Kira ve Bakım Sözleşmesi ile Makbuz Senedi Karşılığı Kredi Kullanım Şartlarını Düzenleyen Sözleşme imzalayarak 1965 ton çeltiğin yerinde emanet alımını yaptığını, söz konusu ürünlerin davalı nezdinde sigortalandığını, emanet edilen çeltik karşılığında kurumca makbuz senetleri düzenlenip ... Gıda Tarım Ürünleri Ltd.
Şti’ne verildiğini, adı geçen şirketin de senetleri kredi çekmek için bankaya ciro ile teslim ettiğini, kurum personellerince 06.03.2009 tarihinde yapılan tespitte depolardan 1965 ton çeltiğin taşınmış olduğunun tespit edildiğini, sözleşmelerin fesh edildiğini, emanetçi hakkında Bafra Asliye Ceza Mahkemesine ceza davası açıldığını, dava konu poliçelerde müvekkili kurumun lehdar olarak yer aldığını, çeltiğin mülkiyeti bankaya ait olduğundan emanetçinin hiçbir şekilde tasarrufta bulunamayacağını,
emanetçinin bankaya olan kredi borcunu müvekkili kurumun ödemesi nedeniyle depolardan çekilen ürün bedelinin tazmini için davalı ... şirketine başvurulmasına rağmen hasarın teminat dışı olduğundan bahisle ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.500,00 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 08.02.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.027.384,55 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olayın taraflar arasındaki sigorta poliçesi hükümleri uyarınca teminet dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu poliçede sigortalının davacı kurum, sigorta ettirenin ise dava dışı ... Gıda Tarım Ürünleri Ltd. Şti olduğu, dava konusu makbuz senetlerinin, emanetçi ... Gıda Tarım Ürünleri Ltd. Şti.'nin yetkilisi tarafından kredi kullandığı bankaya, banka tarafından da davacı kuruma cirolandığı, makbuz senedinde yer alan toplam 305 ton çeltiğin mülkiyetinin bankaya ait olduğu, emanetçinin bu miktar çeltiği kendi mülkiyetinde
olmaksızın haksız bir şekilde depodan boşalttığı, olayın bu hali ile Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının A.1. maddesinde sayılan hallere uygun düşmediği, adı geçen şirket yetkilisi Bafra Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada güveni kötüye kullanma suçundan yargılanmakta ise de bu kişi TMO’nın çalışanı olmadığından olayın emniyeti suistimal kapsamında da değerlendirilemeyeceği, dava dışı ... Gıda Tarım Ürünleri Ltd.
Şti.'nin sigorta ettiren, menfaat sahibi ve ürünün ilk sahibi olduğu, davacının dava dilekçesi ve replik dilekçelerinde olayın emniyeti suistimal klozuna girdiği yönünde bir iddiası bulunmayıp davasını hırsızlık sigortası genel şartlarına dayandırdığı, dava konusu eylem depoya kırma, delme, zorlama veya diğer poliçe şartlarında belirtilen şekilde girilerek değil, zilyet yardımcısı tarafından deponun boşaltılmak suretiyle gerçekleştiğinden olayın hırsızlık sigorta poliçesi genel şartlarında belirlenen teminatların dışında kaldığı,
davacı kurumun denetim yetkisinin varlığı da gözetildiğinde meydana gelen zarardan davalı ... şirketinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin dava dilekçesinde 21056866 nolu emniyeti suistimal klozuna da içerir sigorta poliçesine dayanmış olması nedeniyle mahkemenin, “davacı kurumun meydana gelen olayın emniyeti suistimal klozuna girdiği yönünde bir iddia ve talebinin olmadığı ve davasının sadece hırsızlık sigortası genel şartlarına dayandırdığı” şeklindeki gerekçesi yerinde değil ise de söz konusu emniyeti suistimal klozunda, sigortalının emrinde ve hizmetinde çalıştırdığı,
adı ve soyadı poliçede yazılı kişi ya da kişilerin emniyeti suistimal etmeleri sonucu sigortalının uğrayacağı zararın teminat altına alınmış bulunmasına ve dava dışı şirket temsilcisinin bu sayılan kişilerden olmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 7.500 TL’nin tahsili talep edilmiş ise de 08.02.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile harcı da yatırılmak suretiyle toplam 1.027.384,55 TL'nin tahsili istenmiş bulunduğundan bu meblağ üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken, ıslah talebi nazara alınmadan dava dilekçesindeki miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12457, K. 2013/14398, 5 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama