KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13274 E., 2012/19911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2010/237-2010/1293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı acentenin 07.03.2009 tarihinde ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını bilgileri ve onayları olmadan tanzim ettiğini, 29.06.2007 tarihinde kaza sonucu bariyerlere zarar verdiklerini, hasar miktarı olan 2.612 TL'nın Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ödendiğini, ancak davalının poliçede kendilerine ait ... plakalı başka bir araca ait bilgileri girdiğini, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sonucu oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 2.612 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait araca ilk olarak 11.03.2008 tarihinde poliçe tanzim edildiğini, o sırada aracın alım satım işi devam ettiğinden plakaya 07 G geçiş plakası yazıldığını, 1 yılın sonunda davacı şirket görevlisi ile poliçenin yenilenip yenilenmeyeceği konusunda görüşme yaptıklarını, kendilerine aracın plakasının ... olarak bildirildiğini, prim bedelinin davacı tarafından peşin olarak ödendiğini, 30.06.2009 tarihinde davacının kaza yaptıklarını belirterek kendilerine müracaat ettiğini, zeyil name ile aracın plakasının ... olarak düzeltildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının ... plakalı aracın poliçesinin tanzim edilmesinde ve yanlış plaka girilmesinde kusuru bulunmadığı, mevcut poliçeye istinaden hasar tazminine ilişkin olarak davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, poliçenin hatalı tanziminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece poliçenin tanzim edilmesinde davalı acentenin kusuru olmadığı, hasar tazminine ilişkin olarak davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf poliçenin davalı tarafından hatalı tanzim edildiğini, aracın bariyerlere zarar vermesi nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ödemede bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı acenteye karşı açmış ve davacı da davalının acentesi olduğu sigorta şirketine başvurduğunu, sigorta şirketinin acentenin hatası nedeniyle zararını karşılanmadığını iddia etmediği gibi, bu hususta delil ve belge de ibraz etmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacı taraftan yukarıda anlatılan hususta açıklamada bulunması ve delillerini bildirmesi istenip, şayet davacı, sigorta şirketine başvurmuş ve zararı karşılanmamış ise davalı acentenin ne şekilde poliçe düzenleyeceği, bu sırada hangi belgelerin sigortalıdan talep edileceği, yapılan işlemin sigorta mevzuatına uygun olup olmadığı değerlendirilip, bunun sonucunda davalı acentenin bir kusuru varsa davacının iddia ettiği zararı kendisinden talep hakkı olduğu ilke olarak kabul edilip,
davalının hukuki durumunun buna göre tespit ve tayin edilmesi davacının daha önceden sigorta şirketine başvurmadan işbu davayı davalı acente aleyhine açtığının anlaşılması durumunda, davanın erken açıldığından bahisle reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13274, K. 2012/19911, 5 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama