KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13437 E., 2012/19945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/04/2011 tarih ve 2010/311-2011/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya/Düsseldorf Asliye Hukuk Mahkemesinin 33 O 80/06 sayılı 28/03/2008 tarihli ve 12/11/2008 kesinleşme tarihli kararı ile buna ek 22/07/2008 tarihli mahkeme giderleri kararının Türkiye'de icra olunabilmesi için tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının kesinleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış asılları ve noterce veya konsoloslukça onaylanmış tercümesi, MHUK hükümleri gereğince gerekli ilamın verildiği ülke makamlarınca onanmış ve kesinleştiğini gösteren belgelerin ibraz edildiği gerekçesiyle; davanın kabülüne Almanya Düsseldorf Asliye Hukuk Mahkemesinin 33 0 80/06 sayılı 28/03/2008 tarihli ve 12/11/2008 kesinleşme tarihli kararı ile buna ek 22/07/2008 tarihli mahkeme giderleri kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edildiğinden maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13437, K. 2012/19945, 5 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama