KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13915 E., 2012/20658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.07.2011 tarih ve 2009/87-2010/278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine Hanau Asliye Mahkemesi'nde açılan davada (10.123,58) Euro asıl alacak ve (703,80) Euro yargılama giderinin davalılardan tahsiline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek, anılan kararın tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun şekilde kesinleştirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, 07.07.2011 tarihli ek karar ile yasal temyiz süresi geçirildikten sonra temyiz dilekçesi verildiği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Davalılar vekili bu kez 07.07.2011 tarihli ek kararı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı şirket yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, her ne kadar mahkemece yasal temyiz süresi geçirildikten sonra temyiz dilekçesi verildiği gerekçesiyle temyiz istemin reddine karar verilmiş ise de karar tebliğinin davalı şirketin Ticaret Sicil Memurluğu’ndan bildirilen adresine Tebligat Kanunu 35. maddesi uyarınca yapılması gerekirken, internetten bulunan adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği bu nedenle usulüne uygun karar tebliği yapılmadığı anlaşılmakla 07.07.2011 tarihli ek kararın bozulup kaldırılarak, davalı şirket vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmesine karar verilmiştir.
3-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Davalı şirkete yapılan
dava dilekçesi tebligatının bila tebliğ dönmesi üzerine, Ticaret Sicil Memurluğu’ndan bildirilen adrese dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğe çıkartılıp, şayet bu tebligat parçasının olumsuz dönmesi üzerine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre davalıya tebligat yapılarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken, davacı vekilinin ibraz ettiği internet çıktısındaki adrese tebligat çıkarılıp tebligat parçasının bila tebliğ dönmesi üzerine yine, internetten bulunan adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılarak davalı şirketin yokluğunda ve savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle, yargılamaya devam edilip davalı şirket aleyhine hüküm verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13915, K. 2012/20658, 13 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama