KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1418 E., 2012/8770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2009 tarih ve 2008/656-2009/899 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete “İnşaat All Risk Poliçesi” ile sigortalı otel inşaatında meydana gelen hırsızlık olayı sonucu otelin elektrik işlerinde kullanılan makaralarda sarılı bulunan kablolardan bir kısmının çalındığını, otelin izolasyon işlerini davalı şirketin yaptığını ve olaya sebebiyet veren işçilerin de bu şirkette çalıştıklarını, müvekkili tarafından sigortalıya ödemede bulunularak sigortalının sahip olduğu tazminat haklarının müvekkiline devredildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan şimdilik 10.000,00 TL’nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Köroğlu İzolasyon İnşaat Turizm Tic.Ltd.Şti. vekili, müvekkilinin olayda kusura dayalı bir sorumluluğunun olmadığı gibi kusursuz sorumluluk şartlarının da oluşmadığını, müvekkilinin işçilerinin hukuka aykırı bir eylemlerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya konu rulo halindeki kabloları çalmadıklarını, kendilerinin işe yaramayan, inşaat artığı, çöpe atılacak olan küçük parça kabloları soyup sattıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerçek kişi davalıların jandarma ifadelerinde hurda ve parça haldeki kullanılmayan kabloları soyup, sattıklarını beyan ettikleri, oysaki sigortalanan kabloların otel inşaatında kullanılmak üzere getirilmiş olan rulo halindeki yeni kablolar olduğu, davacı tarafın iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya inşaat poliçesi ile sigortalı otel inşaatında kullanılmak üzere inşaat alanında bulundurulan elektrik kablolarının çalınması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ... tarafından sigortalıya yapılan ödemenin konusunu oluşturan zarar otelin elektrik işlerinde kullanılan makaralarda sarılı bulunan kalın anti krom kabloların çalınmasına ilişkindir.
Davalı gerçek kişiler yargılama sırasında mahkeme huzurunda yaptıkları savunmalarda, kendileri tarafından alınan kabloların davaya konu büyük rulo halindeki kablolar olmayıp, inşaat artıkları niteliğinde, küçük parçalar halinde bulunan, işe yaramayan, çöpe atılacak olan parçalı kablolar olduğunu belirtmişlerdir.
Mahkemece, davalıların jandarmada verdikleri ifadelerinde de aynı yönde beyanda bulundukları, çalınan kablolar ile davalı gerçek kişilerin aldıkları kablonun aynı kablolar olmadığı, davaya konu eylemi davalıların yapmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalılardan ... ve ... hakkında kablo çaldıkları iddiasıyla cezalandırılmaları istemiyle açılan ceza davası devam etmekte olup, iddianamede sadece kablo çaldıkları belirtilmiş ancak çalınan kablonun niteliği belirtilmemiştir. Davalı ... hakkında ise kamu davası açılmasına yetecek delil elde edilemediği gerekçesiyle hakkında takipsizlik kararı verilmiştir.
Bu durumda davalılardan ...ve ...hakkında devam eden bir ceza davası, davalı ... hakkında ise yeterli delil elde edilmediği gerekçesiyle verilmiş bir takipsizlik kararı mevcuttur. Buna göre, gerek jandarmada davalı gerçek kişilerin verdiği ifadelerin gerekse davalı ... hakkında verilmiş bulunan takipsizlik kararının açılan bu davanın reddini gerektirecek bir etki yaratması mümkün değildir.
Bu nedenle mahkemece, öncelikle devam eden ceza davası da göz önünde bulundurularak ceza yargılaması sonucu ortaya çıkacak davalıların üzerlerine atılı hırsızlık eyleminin bu davaya konu davacının ödediği tazminatın dayanağını oluşturan riziko kapsamındaki hırsızlık eylemi ile aynı olup olmadığı, davalıların çaldıkları, satarak paraya çevirdikleri kabloların davacının sigortalısına ödediği tazminata esas olan kablolar olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturularak,
sonucuna göre gerek davalı gerçek kişilerin gerekse onları çalıştıran davalı şirketin davaya konu zarardan sorumlu olup olmadıklarının tespiti gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1418, K. 2012/8770, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama