KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1433 E., 2012/8136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.07.2009 tarih ve 2008/29-2009/352 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 16.07.2004 tarih ve 5230 sayılı birleşme suretiyle davalının devir aldığı Pamukbank T.A.Ş.’nin ana sözleşmesinin 66. maddesine istinaden kuruluşunda kurucu ortaklarına dağıtılabilir kârdan %10’unu vermek üzere çıkarttığı 1700 adet intifa senedinden toplam 7 adedinin veraseten sahibi bulunduğunu, davalı Pamukbank’ın, BDDK'nın 742 sayılı kararı ile 18.06.2002 tarihinde temettü hariç, ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ...'ye devredildiğini,
16.07.2004 tarihinde ise Pamukbank’ın bilançosundaki tüm aktif ve pasifleri ve bilanço dışı yükümlülükleri ile Halkbank A.Ş.’ne devrine karar verildiğini ve 12.11.2004 tarihinde fiili devrin gerçekleştiğini, davalı bankanın kuruluşunda ana sözleşmesi ile kurucu hisse senedi sahiplerine %10 kâr payı verilmesinin kabul edildiğini, davalı bankanın 1988 senesinden sonra buna aykırı davranarak,
kurucu hisse senedi sahiplerinin haklarının ihlal edildiğini, davacılara veraseten intikal eden 7 adet kurucu hissenin 1997, 1998, 1999 ve 2000 yılları kâr payları için, Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2007/9245 esas sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, davalının borca itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline ve %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın B.K. 126/4 maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, esasa ilişkin olarak da devir sırasında 31.07.2007 tarihi itibariyle, Pamukbank’ın aktif değerinin eksi olduğunu, geçmişten gelen bir zarar söz konusu olduğu hususu göz önüne alındığında, kurucu ortaklara kâr payı verilmesinin hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, 1988-2000 yılları arasında bilançolarında görünen kârın fiktif kâr olup bankanın fiilen zararda olduğunu savunarak davanın reddine ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu icra takibinin, kurucu hisse sahibi olan davacıların 1997-2000 yılları kâr payı ile işlemiş faizinin tahsili amacıyla yapıldığı, kurucu hisse sahiplerinin kâr payı alabilmeleri için öncelikle bankanın kâr etmiş olması gerektiği, söz konusu dönemde Pamukbank A.Ş.’nin gerçekte kâr etmediği, fiktif olarak kârlı gösterildiği, bu dönemde gerçekte bankanın zarar ettiği, banka zarara ettiği için, davacıların kar payı talep etmelerinin mümkün olmadığı, bu sebeple kâr payının tahsili için yapılan icra takibine, davalının itirazının haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1433, K. 2012/8136, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama