KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14647 E., 2012/21022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/06/2011 tarih ve 2010/303-2011/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin “FLOMAN+şekil” ibaresini 16.sınıfta yer alan emtialar için marka tescili talebiyle başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa “FLOMAN+şekil" ibaresinin müvekkiline ait "FLORMAR" markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markanın tescili halinde müvekkili markası ile karışıklığa yol açacağını, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanacağını, marka tescilinde kötü niyet bulunuduğunu ileri sürerek TPE YİDK’nun 19.08.2010 tarih ve 2010-M-3316 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, markaların görünüş ve okunuşları dikkate alındığında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, başvurusu yapılan markanın 16. sınıfta yer alan ürünleri kapsadığını, davacı tarafın 16. sınıfı kapsayan başvurusunun davalı başvurusundan sonraki bir tarihte yapıldığını, müvekkilince alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkiline ait başvuru ile davacı markalarının kapsamlarında yer alan sınıfların farklı olduğu gibi ortak tüketici kitlesi bulunmayan markaların telaffuz ve amblemlerinin de farklı olduğunu, müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kötüniyetinin kanıtlanamadığı, davalı marka başvurusu açısından 556 sayılı KHK'nin 8/1-b ve 8/4 maddeleri anlamında tescil engeli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14647, K. 2012/21022, 17 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama