KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/14870 E., 2012/21230 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2012
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/06/2011 tarih ve 2010/87-2011/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının “FAMY” ibaresinin marka olarak tescili için yaptığı başvuruya müvekkili şirket tarafından yapılan itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin “dalan Family+D+şekil” ibareli markasıyla görsel, fonetik ve anlam olarak benzer olduğunu, bu benzerliğin ortalama tüketici nezdinde iltibas doğurduğunu, müvekkilinin markası ile uzun yıllardır üretim ve satış yaptığını, başvurunun tescili halinde davalının müvekkili markasının itibarından haksız olarak yararlanacağını ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2010-M-391 sayılı kararının iptaline, tescili halinde davalının markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, markaların benzer olmadığını, iltibas bulunmadığını savunmuştur.
Davalı şirket vekili, markaların işaret olarak farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalı bulumadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davalının başvurusunun asıl unsurunu "Famy", davacının itiraza dayanak markasının asıl unsurunu ise "dalan family" ibarelerinin oluşturduğu, markaların kapsadığı emtialar aynı olmakla beraber, işaretlerin okunuş, anlam, görünüm ve genel izlenim olarak farklı bulunduğundan 556 Sayılı KHK'nın 8/1-b ve 8/4 hükmünde belirtilen tescil engellerinin ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, işaretler benzer olmadığından tanınmışlık iddiasının da somut uyuşmazlıkta bir etkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/14870, K. 2012/21230, 19 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama