KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/15842 E., 2013/15599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/09/2011 tarih ve 2009/506-2011/446 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı ......vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ...vekili Av. ... ve diğer davalı T.iş Bankası A.Ş. vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisi ...'ın 06.11.2008 tarihinde vefat ettiğini, murisin davalı bankanın Göztepe Şubesi’nde bulunan hesabından yazılı talimatla davalı ... tarafından 05.11.2008 tarihinde 56.821 TL çekildiğini, oysa murisin o tarihte yazılı ve sözlü talimat veremeyecek durumda bulunduğunu, davalı ...’in hiçbir hukuki belge ve hakka dayanmadan parayı çektiğini, davalı bankanın da gereken özeni göstermeyerek hesaptan haksız para çekilmesine neden olduğunu ileri sürerek, 56.000 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, yapılan işlemin bankacılık mevzuatına uygun bulunduğunu, davalı ...’in müteveffanın talimatı ile bankaya müracaat etmesi üzerine imza kontrolü yapılarak paranın ödendiğini, ...'ın 24.10.2008 tarihinde bizzat şubeye gelerek kendi imzası ile de para çektiğini, iddia edildiği gibi talimat tarihinde talimat mektubu yazamayacak kadar hasta olduğunun bankaca bilinemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin 04.11.2008 tarihinde müteveffayı hastaneye ziyarete gittiğinde müteveffanın kendisine talimat imzalayıp bankadaki parasını çekmesini istediğini, 05.11.2008 tarihinde talimatla çektiği parayı hastaneye getirip müteveffanın komşusu...'un yanında iade ettiğini, bu konuda tanık dinletmek istediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin raporunda dava konusu talimattaki imzanın mukayese imzalarla yapılan karşılaştırması sonucunda “biçimsel olarak benzerlikler saptandığı, ancak inceleme konusu imzanın titrek, harf ve gramalardan müteşekkil bir imza olması sebebi ile daha ileri bir tespite gidilemediği” bildirilmiş ise de davalı ...'in beyanı gözetildiğinde muris ...'ın parasının çekilmesi için talimat yazdığı, davalı ...'in de bu talimatla hesaptaki parayı çektiğinin anlaşıldığı,
söz konusu talimat BK'nun 390. ve devamı maddeleri gereğince bir vekaletname niteliğinde bulunduğundan davalı ...’in murisin vekili olarak yaptığı bu işlemden dolayı BK’nun 392 maddesine göre hesap verme yükümlülüğü altında olduğu, davalı ... tarafından çekildiği anlaşılan bu paranın murisin tek mirasçısı olan davacıya usulüne uygun teslim edilmediği gibi terekeden de çıkmaması nedeni ile davalı ...'in sorumluluğunda olduğu,
davacının eda ettiği yemin metni de nazara alındığında doğan zararın somut olayın özelliği, MK’nun 2. ve BK'nun 44/2 maddesi gereğince taraflara eşit nispette yükletilmesi gerektiği, dosya kapsamı ve davalı ...’in savunmaları da gözetildiğinde davalı bankanın bankacılık usul ve teamüllerine uygun hareket ettiği, zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı banka hakkındaki davanın reddine, BK’nun 392. ve 44/2. maddeleri gereğince hakkaniyet gözetilerek yapılan %50 tenkise göre 28.410,50 TL’nin davalı ...’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan, davalı ... vekilinin ise (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davalı ... dava konusu talimatın “kendisine olan bir borcun ifası amacıyla verildiğini” ileri sürmediğine göre vekalet akdi hükümleri uyarınca BK’nun 392. maddesi kapsamında hesap verme yükümlülüğü altındadır. Bu itibarla mahkemece olayda uygulama yeri bulunmayan BK’nun 44/2. maddesine göre indirim yapılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/15842, K. 2013/15599, 13 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama