KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1698 E., 2012/10917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2010 tarih ve 2008/724-2010/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, GSM abonelerine cep telefonu numarasını değiştirmeden operatörünü değiştirme olanağı sağlayan numara taşınabilirliği uygulamasının 09.11.2008 tarihinde Türkiye'de uygulanmaya başladığını, bu uygulama başlamadan bir süre önce GSM operatörlerinin numara taşıma ile ilgili olarak çeşitli mecralarda reklamlar yaptıklarını, davalının bu kapsamda “kesintisiz iletişim” ve “kaliteli iletişim” adı ile televizyonlarda yayınlanan reklamlarında açıkça müvekkili şirketin kötülendiğini, ortalama tüketici nezdinde müvekkili şirketin şebekesinin davalının şebekesinden kalitesiz olduğu düşüncesinin oluşturulduğunu,
davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabet yarattığının tespitine, haksız rekabetin menine, 3.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin reklamlarının tüketicileri aldatıcı nitelikte bulunmadığını ve davacı şirketin bu reklamlarla kötülenmediğini, söz konusu reklamlarda yer verilen tüm bilgilerin gerçeği yansıttığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu reklamlarda yer alan konuşmaların ve rakamların, davacının iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini incitici nitelikte bulunmadığı ve reklamlardaki rakamların davacıyı çağrıştırdığına ilişkin somut bir delil sunulmadığı, sonuç olarak davalının reklamlarının haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, işbu uyuşmazlığın hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenebilecek uyuşmazlıklardan olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1698, K. 2012/10917, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama