KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1847 E., 2012/8439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/07/2010 tarih ve 2008/102-2010/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “SEBAMED” ibareli, 3, 5, 16 ve 24. sınıf ürünleri içeren tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin 21.04.2006 tarihli “SEBY” ibareli, 3, 5 ve 16. sınıf ürünleri içeren 2006/18041 sayılı marka tescil başvurusuna 3 ve 5. sınıf emtialar yönünden yaptıkları itirazın TPE tarafından nihai olarak reddedildiğini, ancak başvurunun müvekkilinin tanınmışlık vasfı kazanan markaları ile iltibasa sebebiyet verebileceği gibi, onun tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı gerekçesiyle YİDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının tescilli markası ile başvuru konusu işaret arasında görsel, sesçil ve anlamsal yahut umumi intiba itibariyle herhangi bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesi tarafından markaların ayırt edilebileceği, işletmesel bağlantılandırmayı tesis edecek herhangi bir unsurun da bulunmadığı, davacının SEBAMED ibareli markasının tanınmış olmasının da varılan bu sonucu değiştiremeyeceği, zira tanınmış dahi olsa bir markanın ancak benzeri olan işaretlere karşı korunabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1847, K. 2012/8439, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama