KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2040 E., 2012/8486 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.06.2010 tarih ve 2004/602-2010/324 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kredi kartı ile altın sattığını, toplam 38.500 TL karşılığı kredi kartı ile yapılan bu satış sonrasında üye işyeri olduğu davalıya başvurduğunda ödeme yapılmadığını ve yurdışı kredi kartı olduğu gerekçesiyle bloke konulduğunu, müvekkilinin yurtdışı kredi kartları kullanılırken her türlü önlemi aldığını savunarak 38.500 TL üzerindeki blokenin kaldırılarak en yüksek banka faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredi kartlarının sahte olduğunu, sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, sözleşmeye göre müvekkilinin bloke hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının işyerinde bulunan pos cihazından kredi kartı ile yapılan alışveriş sonrasında davalı tarafından alışveriş bedelinin ödenmediği, uluslararası visa kurallarına göre chargeback süresinin 2 yıl olduğu, 01.08.2002 tarihinde yapılan alışverişe ilişkin chargeback süresinin 01.08.2004 tarihinde sona erdiği, davalının, üye işyeri olarak sözleşmeye aykırı davranıldığı savunmasının yerinde olmadığı, davacının fatura da kestiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 38.500 TL'nin 01.08.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2040, K. 2012/8486, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama