KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/2588 E., 2012/8872 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/12/2010 tarih ve 2007/548-2010/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olup vadeli hesabının bulunduğunu, 07/12/2006 tarihinde müvekkilinin bilgisi dışında bu hesabından 6.000,00 TL para çekildiğini, bu durumla ilgili olarak banka ile yaptığı görüşme sonucu bir netice alamayan müvekkilinin 09/07/2007 tarihinde suç duyurusunda bulunduğunu ve bunun sonucunda banka görevlilerinin yargılandığını ileri sürerek 6.000 TL'nin 07/12/2006 tarihinden itibaren vadeli hesaplara uygulanan faiz oranları ile birlikte davalı bankadan tahsiline kara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, paranın davacı tarafından çekildiğini, dekonttaki imzanın kime ait olduğunun yapılan yargılamada anlaşılamadığını, davacı imzasının paraf niteliğinde olup her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka da bulunan davacıya ait hesaptan 7/12/2006 tarihinde 6.000,00 TL lik para çekilmesine ilişkin banka dekontundaki imzanın davacının eli mahsulü olmadığı, davalı bankanın bu paranın çekilmesinde gerekli özen ve ihtimamı göstermeyerek davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesi ile 6.000,00 TL'nin 7/12/2006 tarihinden itibaren vadeli hesaplanan uygulanan faiz oranı ile birlikte davacı yararına davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/2588, K. 2012/8872, 25 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama