KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3318 E., 2012/10308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/11/2010 tarih ve 2010/61-2010/549 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, dava dışı ...'ın davalı bankanın Kastamonu Şubesi'nden kullandığı ticari krediye kefil olduğunu, asıl borçlunun kredi borcunu ödememesi nedeniyle müvekkilinin davalı bankaya ödeme yaparak borcu kapattığını, ancak davalı bankanın, müvekkilinin kefil olmadığı aynı borçlunun taşıt kredisinin son beş taksitini de müvekkilinden tahsil ettiğini, müvekkilinin, taşıt kredisine kefil olmadığını öğrenmesi üzerine davalıdan bu paranın geri ödenmesini istediğini, davalının müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek, 5.302 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, BK'nun 66. maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kendi rızası ile ödeme yaptığını ve yaptığı ödemeye karşılık rehin temlik aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne, 5.302 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz edilmiştir.
1-Dava, bankacılık işlemine dayalı alacak istemine ilişkindir.
HUMK’nun 1/1.maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. TTK’nun 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları, mutlak ticari dava sayılır. Ticari davalar, TTK’nun 5/1 maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine göre Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür.
Somut olayda, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat isteminin ticari dava niteliğinde bulunmasına ve bu davaya Tüketici Mahkemesi tarafından bakılacağına dair bir düzenleme mevcut olmamasına göre, işbu ticari davanın genel mahkemelerde görülmesi gerekmektedir. Bu durumda, görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden mahkemece davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3318, K. 2012/10308, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama