KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3536 E., 2012/9625 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.12.2010 tarih ve 2010/277-2010/467 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Mersin İl Özel İdaresi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin yaptığı işlerin karşılığı olarak diğer davalı Mersin İl Özel İdaresi nezdinde tahakkuk etmiş ve edecek olan hak edişlerinden 400.000.000.000.- TL'nın davalı şirket temsilcisinin verdiği vekaletname ve yetkiye binaen ..... isimli şahıs tarafından 28.01.2003 tarihli temlikname ile müvekkiline temlik edildiğini, bu temliknameye dayalı olarak müvekkiline 60.800.000.000.-TL'nın davalı İl Özel İdaresi tarafından ödendiğini, ancak davalı şirketin 24.01.2003 tarihli azilname ile ....’u vekillikten azletmiş olduğunu,
bu azilnameden sonra davalı İdarenin yeni bir temlikname veya muvafakatnameyi gerekli görmesi üzerine davalı şirketin temliknameye muvafakat ettiğine dair 30.06.2003 tarihli karşılıklı beyan ve muvafakatnamenin düzenlenmiş olduğunu, buna rağmen davalı İdarenin müvekkiline ödenmesi gereken hak edişleri icra dosyasına ve başka temliklere ödediğini, temlikname uyarınca müvekkiline ödenmesi gereken hak edişlerin ödenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 65.000.000.000.-TL alacağın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mersin İl Özel İdaresine izafeten Mersin Valiliği vekili, müvekkilinin azilnameyi 29.01.2003 tarihinde, temliknameyi ise 31.01.2003 tarihinde öğrenmiş olduğunu, bu durumda yapılan temlikin geçersiz bulunduğunu, 30.06.2003 tarihli “Karşılıklı Beyan” adı altındaki muvafakatname ile müvekkili tarafından geçersiz temlike dayalı olarak davacıya yapılan ödemelerin geçerli hale getirilmiş olduğunu, geçersiz bir temlik karşısında temlik alacaklısına ödeme yapılmasının mümkün olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı şirket vekilinin azilnameden temlik sonrası haberdar olduğu, geçerli temlikname gereğince davalı şirketin hak edişlerinin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 65.000-TL’nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Mersin İl Özel İdaresi vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Mersin İl Özel İdaresi vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3536, K. 2012/9625, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama