KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3616 E., 2012/10150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2010 tarih ve 2008/350-2010/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince, 14.11.2006 tarihinde, Babaeski'de bulunan TCDD Alpullu Gar Şefliğinde müvekkili şirketin malını taşıyan 8 adet vagonun nakliye bedelinin ödenmesi için davalıya 7.000.00 TL iş avansı verildiğini, ancak davalının özel işi çıktığı bahanesi ile Gar Şefliğine ödemeyi yapmadığını, bunun üzerine müvekkili şirketçe dava dışı Taner Şöferoğlu'na tekrar verilen para ile 15.11.2006 tarihinde ödemenin yapıldığını, paranın iadesi için davalı hakkında girişilen icra takibinin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 7.000.00 TL iş avansı aldığını kabul etmiş, taşıma bedeli olarak 6.573,50 TL'nı gar şefine elden ödeyerek karşılığında fatura ile birlikte 8 vagon kepeği teslim aldığını, daha sonra bu malların ilgili firmalara sevkıyatını sağladığını, davacının dayandığı tediye makbuzunun sonradan düzenlenmiş olduğunu, kendisinin davacı şirketin ilk ortaklarından olduğunu ancak daha sonra istifa ederek askere gittiğini, askerde olduğu süre içinde imzasının taklit edilerek yapılan işlemler nedeniyle aralarında devam eden dava olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve ödemenin bizzat yapıldığı Alpullu Tren Garı şefinin beyanlarının, davalının savunması ile örtüştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı, 7.000.00 TL iş avansı aldığını kabul etmiş, ancak taşıma bedeli olarak gar şefine elden ödeme yaptığını ve sekiz vagon kepeği teslim alarak sevkiyatını sağladığını savunmuştur. Taraflar arasında iş avansının davalıya verildiğine dair uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı tarafından alınan bu para ile gerekli ödemelerin yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı, delil listesinde yemine ve davacı şirketin ticari defterlerine dayanmamıştır. Mahkemece, tanık anlatımlarına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili tarafından tanık dinlenilmesine muvafakat edilmemiş, HUMK’nun 288. maddesi uyarınca bu hususun yazılı delille ispatı gerekeceği konusunda itirazda bulunulmuştur. Bilindiği üzere, HUMK’nun 288. maddesi uyarınca bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, 04.03.2010 karar tarihi itibariyle miktar veya değerleri 550.00 YTL’nı geçtiği takdirde, senetle ispat olunması gerekir.
Mahkemece, talep edilen alacağın ispatı için miktarı itibariyle tanık dinlenemeyeceği, yazılı delille ispatı gerekeceği gibi, dinlenen tanık beyanlarına göre de hüküm kurulamayacağı dikkate alınmamış ve davalıya savunmasını kanıtlayacak yazılı delillerini sunması için süre verilip, sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken sadece tanık beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3616, K. 2012/10150, 8 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama