KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/378 E., 2012/21095 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
923 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.07.2010 tarih ve 2008/165-2010/153 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ...Ş. vekili ile davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.12.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ...Ş. vekili Av. ... ve davalı Düzey Tüketim Malları Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin özellikle un emtiasında tanınmış ‘SİNANGİL UNLARI-ÇİFT KOÇ’ ibareli markanın sahibi olduğunu, anılan markasının serilerinin bulunduğunu, davalı ...Ş’ye ait ‘TEK LEYLEK’, ‘ÇİFT LEYLEK’ ve ‘ÜÇ LEYLEK’ markalarla müvekkili adına tescilli ‘SİNANGİL UNLARI ÇİFT KOÇ’, ‘SİNANGİL UNLARI TEK YILDIZ’ ile türev markaları ‘TEK KOÇ’, ‘ÇİFT KOÇ’, ‘TEK YILDIZ’ ve ‘ÇİFT YILDIZ’ ibareli markalarına tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla davalılar aleyhine açtığı tespit ve hükümsüzlük davasının İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde halen derdest olduğunu,
anılan davada müvekkilinin ‘SİNANGİL UNLARI ÇİFT KOÇ’ markasıyla satışa sunduğu 1 ve 4 kg’lik paket unlarla davalı ...Ş’nin ‘ÇİFT LEYLEK’ ibareli markasıyla satışa sunduğu 1 ve 4 kg’lik paket unların karışıklığa neden olduğu, kullanımının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğine dair ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bundan sonra davalı ...Ş’nin basit renk değişimi ile eylemine devam etmesi sonrasında anılan davalı hakkında ürün ambalajı vasıtasıyla müvekkilinin tescilli markasına vaki tecavüzün tespiti ve önlenmesine dair açılan davanın kabulüne karar verildiğini, temyiz aşamasında olan kararın henüz kesinleşmediğini,
bu davalının bu kere ambalajındaki fonu değiştirdiğini, müvekkilinin ‘ÇİFT KOÇ’ ibaresine iltibas yaratacak şekilde ‘ÇİFT LEYLEK’ kullanımına devam ettiğini, markaya tecavüzünü sürdürdüğünü, zararının doğduğunu ileri sürerek, 75.000 TL maddi tazminatın davalı ...Ş’den, 60.000 TL maddi tazminatın ise, diğer davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, müvekkili markasıyla davacı markasının hiçbir şekilde benzemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, dava dilekçesinde müvekkili hakkında bir iddiada bulunulmadığını, bir ara diğer davalıdan alınan malları pazarladığını, kendisine ikinci davada bir ihbar yapılmadığını, daha sonra ticari ilişkinin kesildiğini, müvekkiline husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını bildirerek, davanın reddine savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının süresinden sonra zamanaşımı def’inde bulunduğu, davacının bunu kabul etmediği, ıslahın dilekçedeki belirtilen bir istem veya savunmanın değiştirilmesine yönelik bir usul işlemi olduğu, savunmada yer almayan zamanaşımı def’inin ıslah dilekçesiyle savunmaya dahil edilemeyeceği, bu nedenle zamanaşımı def’inin kabul edilmediği,
davacı ile davalı ...Ş arasında görülen markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti davasında tarafların markaları arasında benzerlik bulunmamakla beraber davalı ...Ş’nin tescilli markasının alt kısmında tescil kapsamında olmayan renk, ambalaj ve dizaynla davacının markasıyla çağrışım yapma çabasının bulunduğu ve benzer ambalaj kullanıldığı gerekçesiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun kabul edildiği, artık tecavüzün bulunduğunun tartışılmayacağı, bu davalı bakımından tecavüzün gerçekleştiği, diğer davalının anılan davaya taraf olmadığı,
eldeki davanın açıldığı tarihe kadar marka hakkına tecavüz ettiğine dair bir iddianın yer almadığı, bir delil tespiti sunulmadığı, 18.06.1999 tarihli tedbir kararından sonra hakkında bir iddia ileri sürülmediği, bu tedbire konu eylemlerin taraflar arasında görülen ilk davanın konusunu teşkil ettiği, tek delilin davalı Düzey firmasının dava dışı Migros A.Ş’ye 1 kğ’lik ‘ÇİFT LEYLEK’ markalı un satımı olduğu, bu davalının davacı ile Ankara Un A.Ş arasında cereyan eden ikinci davaya konu ambalajı taşıyan ürünleri satın aldığının kanıtlanmadığı, ilk davada tedbir kararından sonra davalı ...Ş’nin markasını kullanarak ambalaj değiştirdiği,
bu durumun davacı markasına tecavüz oluşturduğunu davalı Düzey A.Ş.’nin bilemeyeceği, alıcı olduğundan ambalajın taklit olduğunu bilmesi halinde sorumluluğunun bulunacağı, mağazalara ürün tedarik eden bu davalının taklit ürün tercih etmesinde bir yararının olmadığı, ikinci davada da kendisine husumet yöneltilmediği, davacı tarafından bir uyarı yapılmadığı, davacı zararının belirlendiği gerekçesiyle davalı Düzey A.Ş hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne, 75.000 TL alacağın bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ...Ş. vekili, cevap dilekçesini ıslah ederek zamanaşımı def’inde bulunmuş, ıslah ile zamanaşımı def’inin ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle bu savunma dikkate alınmamıştır. 6100 sayılı HMK’nın 176 ve devamı (Mülga HUMK’nın 83 ve devamı) maddelerinde düzenlenen ıslah, yargılamadaki taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini tamamen veya kısmen düzeltmesidir. Medeni yargılamada cevap dilekçesi sunulması da bir usulü işlem olarak düzenlenmiştir. Davalı, sunduğu cevap dilekçesinin içeriğini, başka bir anlatımla savunmalarını ıslah ederek tamamen veya kısmen değiştirebilir. Özellikle de süresinde bildirmediği zamanaşımı def'ini ıslah suretiyle ileri sürebilir.
Bu durum karşısında, davalı ...Ş.’nin cevap dilekçesini ıslah ederek zamanaşımı def’inde bulunduğu, ıslah ile zamanaşımı def’inin ileri sürülmesinin mümkün olduğu dikkate alınıp, zamanaşımı def’iyle ile ilgili olarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zamanaşımı def’inin incelenmemesi doğru görülmemiş, kararın davalı ...Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/378, K. 2012/21095, 18 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama