KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3791 E., 2012/10924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2010/86-2010/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun yıllardır otelcilik sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin “W” ibaresini taşıyan oteller zinciri “W HOTELS”in 50'ye yakın ülkede tescilli olduğunu, ayrıca tek başına “W” markasının OHİM nezdinde tescil edilmiş bulunduğunu, yine “W+Şekil”, “W Hotels”, “W Hotels+Şekil” ve “W Retreat&SPA” markalarının TPE nezdinde daha önce tescil edildiklerini, müvekkilinin “W” ibaresinin 41,43 ve 44. sınıflarda marka olarak tescili için davalı kuruma yaptığı başvurunun ise davalı kurum tarafından 556 sayılı KHK'nin 7/1-a maddesi uyarınca ayırt edici olmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nun 11.03.2010 tarih, 2010-M-839 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, tescili istenen ibarenin ayırt edici nitelikte bulunmadığını, müvekkili kurum tarafından alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu "W" harfinden müteşekkil işaretin, tescil olunmak istendiği hizmetleri marka sahibine bağladığı ve hizmetlerin başvurucu tarafından sunulduğunu yararlanıcısına anlatmakta yeterli bulunduğu, bu bağlamda tescili istenen işaretin, sunulan hizmetlerin kaynağını gösterebilmesi sebebiyle ayırt ediciliği haiz olduğu, başvuru kapsamındaki hizmetleri ferdileştirdiği ve bunları hizmetlerin yararlanıcıları için piyasada teşhis edilebilir hâle getirmeye elverişli bulunduğu, 556 sayılı KHK’ nun 7. maddesi anlamında re'sen nazara alınabilecek başkaca herhangi bir ret sebebinin olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nın 2010-M-839 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3791, K. 2012/10924, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama