KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4537 E., 2012/11041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/07/2010 tarih ve 2008/174-2010/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin zücaciye imalat ve ticareti ile uğraştığını, üreterek pazarladığı çatal, kaşık takımlarının muhafazası ve müşteriye sunulması amacı ile çekmeceli bir dolap kullandığını, davalının bu dolapların şeklini tasarım belgesi ile kendi adına tescil ettirdiğini, ancak davalının kendi adına yaptırdığı bu tescilin tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olmaması nedeniyle hükümsüz bulunduğunu, davalının tasarımı ile müvekkilinin dolapları arasında bir iltibasın mevcut olmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne, davalı tasarımı ile müvekkili tasarımı arasında bir benzerlik ve ayniyet olmadığından müvekkilinin tasarımının davalı tasarımına tecavüz oluşturmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama sonucunda, dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının ispatlanamadığı, davacı tanıklarının aksi yöndeki beyanlarının tescilli bir tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığını ispata yeterli olmadığı, bu yöndeki iddianın tanık beyanı dışında bir takım somut deliller ile de desteklenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4537, K. 2012/11041, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama