KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/480 E., 2012/8164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/10/2010 tarih ve 2008/350-2010/2232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan Elektrik Üretim A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan Elektrik Üretim AŞ’ni bağlı iş yerinin temizlik hizmetlerinin görülmesi amacı ile davalı ile müvekkili arasında hizmet sözleşmesi imzalanmış olduğunu, çalışanlardan ... tarafından ihbar ve kıdem tazminatlarının tahsili istemiyle açılan davada müvekkili ile davalının İş Kanunu uyarınca müteselsilen sorumlu tutulduklarını, müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra baskısı altında ödemede bulunulduğunu, ancak müvekkilinin sadece işçinin müvekkili şirkete bağlı olarak çalıştığı dönemle sınırlı olarak sorumlu olmasının gerektiğini,
müvekkili tarafından dava dışı işçiye ödenmiş bulunan tutardan davalı asıl işveren Elektrik Üretim AŞ ile diğer alt işveren şirketlerin sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen miktardan davalılar hissesine karşılık gelen 1.434,50 TL’nin davalılardan müteselsilen faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Elektrik Üretim AŞ vekili, müvekkilinin asıl işveren olduğunu ve sözleşme uyarınca işçilerin tüm haklarından davacı alt işverenin sorumlu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalılar davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin dava dışı işçinin kendi bünyesinde çalıştığı dönemle sınırlı olarak işçi haklarından sorumlu olduğu, davalı diğer şirketler dönemindeki çalışma dönemleri için diğer şirketlerin sorumlu olmasının yanı sıra asıl işveren olarak davalılardan Elektrik Üretim AŞ’nin de müteselsilen tazmin yükümlüğünün bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Elektrik Üretim AŞ vekili ’ni temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı işçinin mahkeme kararı ile davacıdan tahsil ettiği işçilik alacağının diğer işverenler ve üst işverenden rücuen tahsiline ilişkindir.
Aralarında teselsül bulunan borçlulardan birinin borcunu ifa etmesiyle birlikte, alacaklının devreden çıkmasıyla borcunu ifa eden borçlu ile diğer borçlular arasındaki ilişki gündeme gelir. Bu ilişkide, alacaklının hakimiyeti olmadığı gibi, herhangi bir şekilde ilişkiye doğrudan müdahelesi de mümkün değildir. Alacaklıya ifada bulunulmasıyla beraber kural olarak, elde edilen rücu imkânı için borçlular arasında teselsül bulunmaz (...K. 28/11/2007 E. 2007/7-867, K 2007/890).
Alacaklının yerine geçen eski borçlu diğer borçlulara gittiğinde, her birinden ancak üzerlerine düşen oranda talepte bulunabilir, yoksa yeni bir teselsül bağı kurulacak veya her bir borçludan diğer borçluların da ifa etmesi gereken edim istenebilecek değildir.
Borçluların, kendi aralarındaki ilişkide hangi miktar üzerinden sorumlu olacakları bir kanun hükmüne veye hâkimin vereceği bir karara yahut da borçluların kendi iradeleri ile kararlaştırdıkları bir paylaşım anlaşmasınca belirlenebilir. Bununla birlikte ifadan sonra borçlular arasında husule gelecek paylaşım her durumda ayniyet arz etmez.
Kimi zaman ifa edilen borcun yükünü, tüm borçlularca eşit olarak veya farklı oranlarda paylaşılarak yüklenilmesi söz konusu olsa da sadece bir borçlunun tüm yükü omuzlarına alabilmesi de mümkündür.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, davalılardan Elektrik Üretim A.Ş., davacı ve diğer davalılar ile arasından ayrı ayrı akdedilen sözleşmeler uyarınca davacı ve diğer davalıların sözleşme kapsamında çalıştırdığı tüm personelin işvereni olarak İş, SSK kanunu ve mevzuata göre, ücret dahil tüm yasal yükümlülükleri eksiksiz ve süresi içinde yerine getirmeyi üstlendiklerini ileri sürmesi karşısında, bu davalının savunmasının yukardaki ilkeler doğrultusundan değerlendirilmesi için davalı ...Ş. ile davacı ve diğer davalılar arasında bağıtlanan, dava dışı işçinin çalışmasına konu sözleşmeler getirtilerek,
davalı ...Ş.’nin sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerekir iken eksikinceleme sonucu davanın temyiz eden davalı bakımından kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/480, K. 2012/8164, 18 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama