KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5455 E., 2012/13093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2010 tarih ve 2008/50-2010/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1994 yılından bu yana “Akademi” ismi altında matbaacılık alanında faaliyet gösterdiğini, bu amaçla 2001 yılında “Akademi” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, davalının da aynı ibareyi kullanarak matbaacılık faaliyetinde bulunduğunu ileri sürerek, davalının marka hakkına tecavüz eyleminin tespitine, önlenmesine, 20.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin eyleminin marka hakkına tecavüz niteliğinde olmadığını, müvekkilinin söz konusu ibareyi ticaret unvanı olarak kullandığını, her iki tarafın ticaret unvanlarında “Akademi” ibaresi dışında başka eklerin de yer aldığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticaret unvanında “Akademi” ibaresi bulunmasına karşın bu ibareyi ek bir logo ile birlikte büyük harf karakterleri ile kullandığı, bu kullanımın ticaret unvanı kullanımı niteliğinde olmayıp markasal bir kullanın mahiyetinde olduğu, bu haliyle davalının davacının markasına tecavüz ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının “Akademi” ibaresini ticaret unvanı kullanımını aşacak şekilde marka biçimdeki kullanımının davacının marka tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün önlenmesine, fiili durumun ortadan kaldırılmasına, 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5455, K. 2012/13093, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama