KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5532 E., 2012/12900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Denizcilik ihtisas)Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret (İstanbul Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nce verilen 07/12/2010 tarih ve 2010/306-2010/458 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait oto makas emtiasını taşıyan araçların, deniz yoluyla Bandırma Limanı'ndan Ambarlı Limanı' na geçmek için davalı şirketin donatanı olduğu gemiye yüklendiğini, ancak geminin iskeleden ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra battığını, müvekkili şirketin gemide batan ürünlerinin fatura bedelinin 234.924,34 TL olduğunu, taraflar arasında görüşmeler sonucunda davalı şirketin müvekkili şirkete 119.000 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, 115.924,34 TL tazminatın şimdilik 8.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulhen çözümlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, tarafların hür iradeleri ile 20.11.2008 tarihinde sulh ve ibra sözleşmesi imzalandığı ve davalı tarafından davacıya 119.000 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, taraflar arasında imzalanan sulh ve ibra sözleşmesinin 6. bendi uyarınca davacının, almış olduğu bedel dışındaki tüm zararlardan feragat ettiğinin görüldüğü, davalı tarafça yapılan ödemenin itirazi kayıtla alındığının davacı tarafından iddia ve ispat edilmediği,
TTK’nun 20/2. maddesine göre, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesine dair karine nazara alındığında, davacının imzaladığı Sulh ve İbra Sözleşmesi sonrası yapılan 119.000 TL ödeme nazara alındığında gabinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taraflar arasındaki sulh ve ibra sözleşmesinin muzayaka halinde iken imzalandığı ve gabin nedeniyle, daha fazla zararın tazmini gerektiği iddiasına dayalı tazminat davasıdır. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar mahkemenin TTK'nun 20. maddesine dayalı gerekçesi yerinde değil ise de, davacı aleyhindeki icra takiplerinin sulh ve ibra sözleşmesinden sonra yapılmış bulunmasına ve davacı tarafından da gabinin subjektif unsurunun ispat edilememiş olmasına göre davacı tarafın tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5532, K. 2012/12900, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama