KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5620 E., 2012/12902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/01/2011 tarih ve 2009/31-2011/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli ayakkabı tabanı tasarımının davalı tarafından izinsiz kullanımı nedeniyle davacının zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkili firmanın ayakkabı tabanı tasarımına tecavüz teşkil eden davalı eylemlerinin tespiti ile önlenmesine, taklit ürünlerin bulundukları yerlerden toplatılmasına ve ele geçen ürünler üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınmasına, davacının söz konusu tasarımları tescil ettirmeden önceki dönem bakımından davalının bu tasarımları haksız kullanımının da haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının vaki tecavüz eylemleri nedeniyle ticari avans faiziyle birlikte 1.000 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ayakkabı üretimi yaptığını ve yan ürünleri sattığını ancak taban üretimi yapmadığını, tazminat talebinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu ürünleri ürettiğinin kanıtlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her ne kadar, dava konusu ayakkabı tasarımının davalı tarafından üretildiğine ilişkin kesin bir bulgu yoksa da ihlal niteliği taşıyan ürünlerin, tasarımcının izni olmaksızın satışının da ihlal sonuçlarını doğurduğu, tazminat taleplerine ilişkin olarak BK 42. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği, belli bir zararın, hayatın olağan akışı gereğince gerçekleştiği ve bunun kesin belgelerle kanıtlanmadığı anlaşıldığından, davacının maddi zararının, 3.000 TL olabileceğinin değerlendirildiği,
tescilli endüstriyel tasarıma tecavüz edilen davacının, bu ihlalden dolayı manevi zararı da bulunduğu, istemiş olduğu 3.000 TL manevi tazminatın, ihlalin boyutlarına, sonuçlarına ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının, davacıya ait çoklu tasarım konusu ürünün üretilmesi ve satışı sureti ile davacı tasarımına tecavüzün tespitine, önlenmesine, 1.000 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatın, dava tarihinden ticari avans faizi ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, el konulan ürün mülkiyetlerinin, davacı talebi doğrultusunda davacı tasarım sahibine devredilmesine,
bu ürünlere konulmuş olan 531 TL değerin, tazminattan mahsup edilmesine, davacı tarafın, tasarımları tescil ettirmeden önceki dönem bakımından davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ilişkin talebinin, kanıtlanamaması nedeni ile reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilan edilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5620, K. 2012/12902, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama