KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5887 E., 2012/13367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/12/2010 tarih ve 2009/126-2010/468 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ihale ile aldığı 4 yıl süreli taşıma işine ilişkin sözleşmenin davalı yanca tek taraflı olarak haksız biçimde feshedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla şimdilik 270.000 TL yoksun kalınan kârın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmelerde açıkça müvekkiline herhangi bir neden göstermeksizin ve davacının zarar talep etme hakkı bulunmaksızın tek taraflı olarak fesih yetkisi verildiğini, sözleşmenin feshi nedeniyle davacının bir zararının da sözkonusu olmadığını, daha sonra açılan ihaleye davacının feshedilen sözleşmedeki ücretin 1/3’ü oranında teklifte bulunduğunu, bu durumun dahi başlı başına davacının zararı oranında oluşmadığını gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının bakiye sözleşme süresi için oluşan kazanç kaybının 39.314,32 TL olduğu gerekçesiyle 39.314,32 TL'nin 07/09/2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans (kısa vadeli kredilere uygulanan banka reeskont faizini geçmemek koşulu ile) faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5887, K. 2012/13367, 14 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama