KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6148 E., 2012/13425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.12.2010 tarih ve 2009/102-2010/360 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili, ... vekili ve ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin SELENA isimli çocuk dizisinin yayıncısı olduğunu ve “SELENA” ibaresini marka olarak 2006/49931 sayı ile 38. ve 41. sınıflarda tescil ettirdiğini, davalıların 2007/23218 sayı ile “SELENAYILDIZ” ibareli markayı 25. ve 35. sınıfta tescil için 30.04.2007 tarihli başvurusuna yaptıkları tanınmışlık ve kötü niyet itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptalini, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili, taraf markalarındaki mal ve hizmetlerin benzemediğini, davacı markasının tanınmış olduğunu kabul etmemekle beraber tanınmış olsa da 556 Sayılı KHK’nin 8/4 hükmü şartlarının somut olayda gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraf markalarının kapsadıkları mal ve hizmetlerin aynı veya aynı tür olmadığı, her iki markanın da esaslı unsurunun SELENA olduğu, bu ibarenin alelade, bilinen ve yaygın kullanımı bulunan bir şahıs ismi olmadığı, marka olarak ayırt edici gücü son derece yüksek olan ibarenin davalı markasında aynen kullanıldığı, 556 Sayılı KHK’nin 8/1-b hükmü çerçevesinde benzerlik bulunduğu,
davacı markasının 556 Sayılı KHK’nin 8/4. maddesi çerçevesinde tanınmış olduğu ve sayılan bazı hizmetlerin bağlantılı olarak algılanabileceği, davalının televizyondan öğrendiği davacı markasının benzerini kendi adına almak için başvuruda bulunmakla kötü niyetli olduğu gerekçesiyle YİDK kararının kötü niyet nedeni ile tamamen iptaline, marka tescil olmadığından hükümsüzlük ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili, davalı ... vekili ve davalı ... temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin, ... vekilinin ve ...'nın tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6148, K. 2012/13425, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama