KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/638 E., 2012/7200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/03/2009 tarih ve 2008/169-2009/113 sayılı tazvih talebinin reddi kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetkili servis istasyonu olmayan davalının opel markasını ve logosunu işyerinde, basılı malzemelerinde haksız ve izinsiz kullandığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, men’ini, ref’ini, markanın ve logonun kullanıldığı malzemelerin imhasını, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin oto yedek parça ve tamiri işiyle uğraştığını, haksız rekabet eylemde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının davacı şirketin yetkili bayisi olmadığı halde işyerinde kullandığı tabelalarda ve kartvizit, fatura gibi basılı evraklarında kullandığı işaretlerin davacı şirkete ait tescilli marka ve logolar olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili 06.04.2010 tarihli dilekçesinde, davanın kabulüne karar verildiği halde hüküm fıkrasında sehven davalı taraf lehine vekalet ücreti takdir edildiğini belirterek tavzih talebinde bulunmuştur.
Mahkemece 26.05.2010 tarihli kararla, tavzih talebinin hükmün esasına ilişkin olup hükümde tavzih yoluyla düzeltme yapılamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Tavzih talebinin reddi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava haksız rekabetin tespitine ilişkin olup, mahkemece dava kabul edilerek yargılama harç ve giderlerinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiğine göre, davanın tümüyle kabulü neticesinde vekalet ücretinin de davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği hususu açıktır. Mahkemece, maddi hata sonucunda vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair hüküm kurulduğundan, davacı vekilinin tavzih talebinin kabulü ile hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmının tavzihine karar verilmesi gerekirken, talebin reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/638, K. 2012/7200, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama